Bütün kanser türleri içinde cilt kanseri en sık görülenidir. Deri kanserinden korunmak için yapılması gereken güneşten korunmaktır. Güneşe aşırı maruz kalma (bronzlaşma dahil olmak üzere özellikle su toplaması ile seyreden ikinci derece güneş yanığı) deri kanserinin temel sebebidir
Cilt Kanserine Sebep Olan Diğer Faktörler
Daha az önemli faktörler tekrarlayan tıbbi ve endüstriyel X ışınlarına maruz kalma, yanık veya yara izi bırakarak iyileşen cilt hastalıkları, kömür katranı veya arsenik içeren maddelere mesleki olarak maruz kalma ve ailede cilt kanseri bulunmasıdır. Açık tene sahip olup güneş yanığı ihtimali fazla olan kişiler, daha yüksek riske sahiptir. Güneş ışınları deri kanserine sebep olan en önemli neden olduğundan en önemli koruyucu önlem güneşten kaçınmaktır.
Güneşin dünyaya en dik ulaştığı saatler olan saat 10.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşten korunun. Güneşin yeryüzüne dik ulaştığı saatlerde gölgeniz kendi boyunuzdan daha kısadır.
Açık renkli sıkı dokumalı koruyucu giysi ve geniş şapka kullanın.
Koruma faktörü en az 15 olan güneşten koruyucu kremler kullanın.
20 dakika güneşte kaldığında güneş yanığı geçiren bir kişi, 15 faktörlü bir güneşten koruyucu kullandığında 15 kat daha fazla süre (300 dakika) yanmadan güneşte kalabilir. Bununla beraber güneşten koruyucu kremler kullanarak da güneşte fazla kalınmamalıdır. Çünkü UVA gibi güneş ışınları ki bunlar derideki bağışıklık sistemi ve deri yaşlanmasında sorumludur, güneş koruyucular olsa da deriye ulaşabilir.
Güneşten koruyucu kullanımına çocukluk döneminde başlayın, çünkü yaşam boyu güneşe maruz kalmanın % 80′i 18 yaş altında olmaktadır. 6 ayın altındaki bebekler uzun süre güneşe maruz kalmamalı, eğer kalacaksa güneşten koruyucular kullanılmalıdır.
Erken tanı kesin tedavinin en önemli ilk adımıdır.
Derinizi belli aralıklarla muayene edin. Eğer benlerinizde büyüme değişiklik olursa, derinizde renk değişikliği ve iyileşmeyen yaralar varsa bir an önce Dermatoloji Uzmanına muayene olunuz.
Kanser öncesi deri bulguları
Aktinik keratozlar özellikle güneş ışınlarına aşırı maruz kalmış açık tenli kişilerin yüz, el sırtı ve kollarında rastlanılan küçük üzerleri pullu lekelerdir. Tedavi edilmezlerde deri kanserine dönebilir. Eğer erken evrede yakalanırsa buz tedavisi ile çıkartılabilir, kemoterapi ilaçları içeren krem veya losyonlar kullanılabilir, kimyasal peeling işlemi, dermabrasyon,laser tedavisi veya klasik cerrahi ile tedavi edilebilir. Güneşten koruyucular aktinik keratoz gelişimini engellerler.
Üç tip deri kanseri bulunmaktadır.
Bazal hücreli karsinoma-Bu kanser tipi genellikle deride küçük etli kabarıklık şeklinde sıklıkla yüz, boyun ve el sırtlarında ortaya çıkar. Ara sıra gövdede kırmızı yama tarzı alanlar şeklinde görülebilir. Daha sıklıkla açık tenli kişilerde görülür. Bu kansere yakalanan kişiler açık tenli ve renkli gözlüdür ve güneş yanığına eğilimlidir. Bu tümörler hızlı yayılmaz. 1-2 cm boyutuna ulaşmaları için aylar yıllar gerekir. Tedavi edilmezse; kanserli alan kanamaya başlar, üzeri kabuklanır. Zaman zaman iyileşip, zaman zaman tekrarlama özelliği gösterir. Bu kanser tipi nadiren metastaz (diğer organlara sıçrama) yapmasına rağmen, derinin altındaki kemiğe yayılabilir ve kanserli dokunun yakınındaki dokuları harap edebilir.
Squamöz Hücreli karsinoma - Bu deri kanseri deri de kabarıklıklar veya kırmızı kabuklu yaralar şeklinde ortaya çıkabilir. Squamöz hücreli Karsinoma açık tenli kişilerde en sık görülen ikinci kanser türüdür.Tipik olarak kulak, yüz, dudak ve ağızda görülür. Nadiren esmer kişilerde de görülebilir. Büyük kitleler oluşturabilir. Bazal hücreli karsinomanın tersine diğer organlara yayılabilir. Erken yakalandığında tedavi oranı yüksektir. Bazal hücreli karsinoma ve Squamöz hücreli karsinomada tedavi başarısı % 95 dir.
Melanom - Bütün deri kanserleri içinde en öldürücü olanıdır. Bazal hücreli ve squamöz hücreli karsinoma da olduğu gibi melanomda da erken tanı tedavi şansını arttırır.
Melanom melanin denen pigmenti (deriye rengini veren madde) üreten melanosit dediğimiz hücrelerde başlar. Melanin derimizin rengini verir ve güneşten kısmi olarak korur. Melanom hücreleri melanin üretmeye devam eder ve bu nedenle kanser alanı kahverengi veya siyahtır.Fakat melanom beyaz ve kırmızı da olabilir.
Melanom yayılma özelliği gösterdiğinden muhakkak tedavi edilmelidir. Melanom dikkat çekmeden hızla büyüyebilir. Genellikle bir ben olarak veya kahve renkli bir benin üzerinde veya yakınında ortaya çıkar. Vücudunuzdaki benlerin yerleşimi ve şeklinden haberdar olmalısınız ki, bunlar üzerinde olan değişiklikleri ve yeni ben çıkışını fark edebilesiniz. Yapabileceğiniz en önemli adım benlerinizde herhangi bir değişiklik saptadığınızda hemen bir Dermatoloji uzmanına muayene olmanızdır. Bu sayede derinizdeki melanom tedavi edilebilir aşamada iken yakalanmış olur. Aşırı güneşe maruz kalmaktan, özellikle güneş yanıklarından kaçınma açık tenli kişilerde melanomdan korunmanın en iyi yoludur. Melanomun kalıtsal özelliği de vardır. Ailesinde melanom olan kişilerin riski daha fazladır. Sıra dışı beni olanlar, çok sayıda beni olanlar melanom açısından yüksek riske sahiptir.
Koyu renkli tene sahip olmak melanoma olma riskini ortadan kaldırmaz. Esmer kişilerde de özellikle avuç içi, ayak tabanı, tırnak yatağı ve ağızda melanoma gelişebilir.
Melanom şüphesi oluşturabilecek bulgular:
kabuklanma, kanama, sızıntı, üzerinde kabarma, etrafındaki deriye doğru çıkıntı gösterme, kaşıntı, hassasiyet ve ağrı hissedilmesidir.
Cilt kanserlerine nasıl tanı konulur?
Deri biyopsisi kanserin tanısını koydurur. Erken tanı ve cerrahi tedavi şansını arttırır. Dermatoloji uzmanları kanseri erken yakalayabilmek için kişisel cilt muayenesinin önemine dikkat çekmektedir.
Derinizdeki çiller, benler ve koyu renkli alanları büyüklük, şekil ve renk değişikliği açısından gözlemleyin. Herhangi bir değişiklik saptadığınızda Dermatoloji Uzmanına başvurunuz.
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi’nde görevli dahiliye uzmanı Sebahattin Altıntaş, artan hava sıcaklıklarına karşı vatandaşları uyardı.
Güneş ışınlarının faydası olduğu kadar özellikle çocuk ve yaşlılara zarar verdiğini ifade eden Altıntaş, vücudun birçok yerinde olduğu gibi cilt üzerinde de olumsuz etkilerinin bulunduğunu söyledi.
Cilt kanserinin tek sebebinin güneş ışınları olmadığını ancak, cilt kanserinin gelişmesinde etkili olduğunu vurgulayan Dr. Sebahattin Altıntaş, “Cilt kanserinin tek sebebi güneş ışınları değildir. Burada yaş, genetik, sanayide kullanılan kimyevi maddeler gibi birçok faktör vardır. Güneş ışınlarına doğrudan maruz kalınması da cilt kanserini kolaylaştıran etkenlerden biridir. Bilhassa güneşin yoğun olduğu saatlerde vatandaşlara kesinlikle dışarı çıkmamalarını tavsiye ediyorum” dedi.
Altıntaş, güneşten korunmak için kullanılan kozmetik ürünlere de işaret ederek, “Bu tür kozmetik ürünler faydalı olabiliyor. Ancak kesinlikle şuurlu bir şekilde kullanılması gerekmektedir. Aksi takdirde olumsuz sonuçlar doğurabilir” diye konuştu.
Antioksidanlar, hücrenin yapısında bozulmaya neden olan ve vücut enerji üretirken ortaya çıkan zararlı kimyasalların etkisini azaltarak sağlıklı bir cilt yapısını ve sağlıklı bir yaşlanmayı sağlıyor.
A, C ve E vitaminlerinin de antioksidan etkisi bulunuyor. İşte antioksidan özelliği yoğun olan, cilt ve vücut sağlığımız için mutlaka tüketmemiz gereken bazı besinler.
Sebzeler_
Somon Balığı:(E vitamini, Selenyum ve Çinko)
Ton Balığı:(E vitamini, Selenyum ve Çinko)
Alabalık:(E vitamini, Selenyum ve Çinko)
Alabalık:(E vitamini, Selenyum ve Çinko)
Ceviz, Fındık, Ayçekirdeği, Kabak: (E vitamini, Selenyum, Çinko ve Magnezyum)
Brokoli ve Domates: (E vitamini, C vitamini ve bol miktarda antioksidan)
Karpuz: (E vitamini, C vitamini, krom ve çinko)
Yeşil Biber: (C vitamini ve krom)
Havuç: (A vitamininin ön vitamini olan karoten ve C vitamini)
Ispanak: (C vitamini, flavanoid, antioksidanlar)
Tahıl Tohumları: (E vitamini, krom ve çinko)
Bir çoğumuz güzelliğimiz ile ilgili ufak tefek hatalar yapmışızdır? Hatta en kusursuz cilde sahip olduğunu düşündüğümüz insanlar bile bazen sivilceleri ile uğraştıklarını söyler ya da makyajlarını temizlemeden yattıklarından bahsederler. Bu küçük hatalar çoğu zaman kısa vadede pek rahatsızlık vermez fakat uzun süre tekrarlanırlarsa etkilerini yüzünüzde görmeniz kaçınılmaz olur. İşte genellikle yapılan hatalar:
1. Hata
Yüzünüzdeki sivilceyi fark ettiğinizde kendinizi tutamıyor ve sıkıyorsunuz.
Zararı: Dermatologlar hep bundan bahseder; sivilceleri patlatmak uzun vadede daha büyük sıkıntılara ve izlere yol açar. Sivilcenizi sıktığınızda, gözeneği tıkayan her ne ise dışarı çıkar ama büyük kısmı içerde, cildin altında kalır. Ama nedense her seferinde yine de sivilcenizi sıkmak, çirkin bir soruna güzel bir çözüm gibi gelir.
Yönteminizi değiştirin: Bunu yine de yapacaksanız, en azından doğru yöntemle yapın. Öncelikle sivilce ve siyah noktalar için özel tasarlanan metal çubuklardan birini alın. Aleti ve sivilceyi alkol ile silin. Ardından çıkıntıyı yumuşatmak için ılık bir kompres uygulayın (ıslak bir bez gibi). En sonunda çıkarıcı aletin deliği ile sivilceyi aynı hizaya getirin ve tam aşağıya doğru ittirin. Bu yöntemi sadece ucu görünen sivilceler ve siyah noktalarda kullanın. Derin kistlerde kullanmanız onları daha kötü hale getirecektir. Ama her zaman için en iyisi, bir dermatoloğa gidin ve o büyük sivilceyi uzmanın ellerine bırakın; bu sayede bir kaç saat içinde kaybolabilirler. Bir başka sivilceyle savaş yöntemi de yeni bir cihaz. Zeno adındaki bu cihaz pille çalışıyor ve ısı terapisi yöntemi ile sivilcedeki bakteri faaliyetini bitirip, beyaz uçlu sivilceye dönüşmesini engelliyor.
2. Hata
Bacaklarınızı tıraş ederken tıraş kremi yerine, sabun ya da vücut şampuanı kullanıyorsunuz.
Zararı: Tıraş jelleri ya da kremleri, jilete üstünde kayabileceği pürüzsüz bir yüzey sağlayarak cildin kızarmasını ve minik kesikler oluşmasını engeller. Pek çok sabunun etiketinde ‘nemlendiricidir’ yazmasına rağmen, sabunlar cildi tıraş esnasında korumazlar bu yüzden de tıraş sonrasında bacaklarınız pul pul görünebilir.
Yönteminizi değiştirin: Mutlaka kadınlara özel bir tıraş kremi kullanın ama sakın bir erkek tıraş kremi kullanmayın. Kadın traş kremleri cildi dinlendiren ve nemlendirmeye yardımcı olup cildi pullanma ve yara bereye karşı koruyan bitkisel özler içerir. Örneğin bir sonraki traşınızda cildi tıraşa hazırlayan Gilette Satin Care’i tercih edebilirsiniz. Eğer acil bir durumda kalırsanız tıraş kremi yerine saç kremi tercih edin. O bile bacağınızı eski klasik sabununuzdan daha iyi koruyacak ve cildinizin nem dengesini bozmayacaktır.
3. Hata
Siz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.
Zararı: Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen, sigara dumanı cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar (karbon monoksit, katran, nikotin v.b.) direkt gözeneklerinize işler. Bu toksinler vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinizin yumuşak ve dirençli yapan elastinini bozup, cildinizde erken yaşlanmayı tetikleyen ve cildin kendi kendini yenileme özelliğini etkileyen zararlı yapılar oluşturur.
Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya çalışın ama kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da içenlerden uzak durun ve iyi havalandırılan yerlere yönelin (teraslı ya da dışarda oturulabilen bar ya da restoranlar). Eve dönünce de duşa girip saçınızla cildinize bulaşmış artıkları çıkarın. Hemen ardından da, C ve E vitaminlerini içeren antioksidan özellik taşıyan bir nemlendirici kullanın.
4. Hata
Cildinize her gün, hatta bazen günde iki kez peeling işlemi yapıyorsunuz.
Zararı: Evet, ölü hücrelerin atılması manasında cildiniz için yaralı olabilir. Ancak fazlası kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın baştan aşağa keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa hidroksi asitlerini (AHA) içeren losyon kullanır ve gece de retinoid gibi dökücüleri içeren krem sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı soyma işlemi demektir. Bu işlemler cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.
Yönteminizi değiştirin: Kendinize günde en fazla iki metodu kullanacak şekilde sınır koyun. Aynı günde hem peeling etkisi gösteren bir krem hem kese hem de retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın da içeriklerini mutlaka inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalama gerektirmeden ölü hücrelerin atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir temizleyici edinin. Ardından ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir gece veya gündüz nemlendiricisi (ama her ikisini değil) edinin. Haftada bir olarak da, rahatlatıcı jojoba özleri içeren bir temizleyiciyle cildinize yardımda bulunun.
5. Hata
Makyaj fırçalarınızı nadiren temizliyorsunuz. Bir tek siz kullanıyorsanız neden uğraşacaksınız ki?
Zararı: Fırçalar, zamanla tam bir bakteri yuvası olabilir. Ve fırçayı temizlemezseniz, bakteri birikimi direkt teninize geri döner. Bütün o bakteriler hastalıklara yol açabilecek şekilde gözeneklere yerleşebilir. Bunun yanı sıra kirli fırçalar makyaj malzemesini kolaylıkla alamaz ve bunlarla iyi makyaj yapmak pek mümkün olmaz. Çünkü kılları birbirlerinin üstüne yığılmıştır. Bu da teninizde ve makyajınızda lekelere yol açar.
Yönteminizi değiştirin: Kiri ve bakteriyi atmak için, fırçaları temizleyici bir şampuanla haftada bir kez yıkayın. Ama bırakın makyaj fırçalarını yıkamayı, ikinci bir kat maskara atmaya bile zamanı olmayanlar için çabuk çözümler de mevcut. Örneğin Clinique’inki gibi anti mikrobik teknoloji kullanılarak probleme kökten çözüm getirmek için tasarlanan fırçalar.
D
omuz gribi özel sağlık sigortasını da vurdu. Özel sağlık sigortası olanların en ufak bir sorunda bile sağlık kuruluşlarına tetkik için müracaat etmeleri nedeniyle, sigorta şirketlerinin ödemeleri de geçmiş dönemlere oranla iki katına çıktı. Öte yandan, salgın hastalıklar özel sağlık sigorta kapsamı dışında tutulmasına rağmen, şimdilik sigorta şirketleri bu konuda resmi açıklama olmamasından dolayı, sigortalıların giderlerini karşılıyor. Sigorta sektörü temsilcileri ise domuz gribinin resmi açıklanmış bir salgın hastalık olarak ele alınması halinde, özel sağlık sigortası kapsamına girmeyeceğini belirtiyorlar. Acıbadem Sigorta Genel Müdürü Dr. Ömer Karahan, Dünya Sağlık Örgütü’nün bu hastalık için alarm seviyesini 11 Haziran tarihinde 6 olarak açıkladığını hatırlattı.
Ömer Karahan, domuz gribinin özel sağlık sigortalarını da yakından etkilediğini ifade ederek, Domuz gribi tanısının ekarte edilmesi için üst solunum yolu hastalığından, yüksek ateş gibi rahatsızlıklara kadar yapılan tetkiklere ek olarak Domuz gribi teşhisine yönelik tetkiklerin de yapılmaya başlandığını vurguladı.
Kaynak : Realage
Etiketler: domuz gribi tedavisi, özel sigorta, özel sigorta domuz gribi tedavisi
GDO’lu ve ürünleri ile bunları içeren gıda ve yem maddeleri hakkında karar verme, işleme, ithalat, ihracat, izleme, tescil, etiketleme, kontrol ve denetime ilişkin usul ve esaslar belirlendi. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın ”Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmeliği”, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yönetmelik, tohumluklar dışındaki genetiği değiştirilmiş organizma ve ürünleri ile genetiği değiştirilmiş organizma ve ürünlerini içeren gıda ve yem maddelerini kapsıyor. Sağlık Bakanlığınca ruhsat veya izin verilen ürünler yönetmeliğin kapsamına girmiyor.
Buna göre, Yönetmelik hükümlerine aykırı olan GDO’lu gıda ve yemlerin işleme ve tüketim amacıyla ithali, piyasaya sürülmesi, tescili, ihracatı ve transit geçişleri yasak olacak.
GDO’lu ürünler, bebek mamaları ve bebek formülleri, devam mamaları ve devam formülleriyle bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılamayacak.
İnsan ve hayvan tedavisinde kullanılan antibiyotiklere karşı direnç genleri içeren GDO ve ürünleri ithal edilemeyecek, piyasaya sunulamayacak.
Gıda veya yem, GDO’lardan biri ya da birkaçını toplamda en az yüzde 0,9 oranında içeriyorsa GDO’lu olarak kabul edilecek. Gıda veya yemin yüzde 0,5 ten fazla izin verilmeyen GDO içermesi halinde ithalatına, işlenmesine, nakline, dağıtımına ve satışına izin verilmeyecek.
GDO’suz ürünlerin etiketinde ürünün GDO’suz olduğuna dair ifadeler bulunmayacak.
Etiketler: bebek mamaları, dgo, gdo yasağı, Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar
Metabolizmayı dengeleyici olarak, kiloyu dengeleyen, kişiyi rahatlatan, sağlıklı ve genç kalmasına yardımcı olan bir çay. Genel metabolizma üzerinde dengeleyici etki yaparak kiloyu normalleştirir. Yağlanmaya yatkın olan ve zayıflamak isteyen kişilere uygun bir bitki çayıdır.
Kullanılması gereken bitkiler:
15g Barutağacı kabuğu,* Frangula alnus
10g Kuşburnu
15g Tang,** Fucus vesiculosus, bir tür deniz yosunu
8g Ebegümeci yaprağı
15g Böğürtlen yaprağı
15g Ahududu yaprağı, Rubus ideaus
19g Funda, Calluna vulgaris, çiçek ve yaprak
7g Isırganotu yaprağı
3g Sarı Kantaron, Hypericum perforatum, çiçek, yaprak ve sap
*Almancada Tang olarak bilinen bu deniz yosunu türünün öncelikle sağlığa zararlı olabileceği ve kesinlikle yararsız olduğu için kullanılmaması gerektiğini düşünüyorum. Alman Federal Sağlık Bakanlığı da(BGA) bitkinin kullanılmaması gerektiğini savunmaktadır. Bu bitki yerine, yine iyot içerikli olan orman sarmaşığı yaprağı 5g kullanılabilir.
**Barutağacı kabuğu ülkemizde güvenilir bir bitki satıcısından temin edilmelidir. Ayrıca, Latince adı verilerek yurt dışındaki (örneğin Almanya) eczanelerden de temin edilebilir.)
Zayıflama çayının kullanılışı:
Çok ince kıyılmış bitkiler iyice harmanlanır. Yarım tatlı kaşığı bitki karışımı, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 1 bardak çayla başlanır, 3 bardağa kadar çıkarılır, dozaj 6 hafta sürdürülür ve kademeli olarak yine günde 1 bardağa inilir.
Bu çay, normal kiloya ulaşıldıktan sonra da günde 1 bardak olarak sürekli içilebilir. Zayıflama çayının etkisinin arttırılabilmesi için haftada 1-2 sıcak banyo alınır ve banyo sonunda tüm bedene tam masaj uygulanır.
Zayıflama Çayı
1 su bardağı su için
1-2 adet avakado yaprağı
1 çay kaşığı yeşil çay
Küçük bir tutam kiraz sapı
Küçük bir tutam mısır püskülü
1 çay kaşığı rezene tohumu
Hepsi birlikte hafif ateş üzerinde 1-2 dakika kaynatılacak. Fokurdamaya başladıktan sonra altını kapatın. 3-4 dakika demlemeye bırakılacak. Şekersiz olarak içilecek. İster aç karnına ister tok karnına içebilirsiniz.
Etiketler: bitkisel zayıflama çayı tarifleri
ADAÇAYI
Mide va bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Bakterilere, virüslere, mantar hastalıklarına karşı etki gösterir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Hazım sisteminin daha iyi çalışmasını sağlar. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa; zindelik verir. Günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemelidir.
ALTINOTU ÇAYI
Böbrek taşlarını eritici, idrar söktürücüdür. Ödem, albümin, mesane iltihabını giderir. Romatizma, safra kesesi, idrar yolu ve prostat iltihaplarını giderir. Eklem ağrılarını giderir. Antiseptik ve doğal bir antibiyotiktir.
AMBER ÇİÇEĞİ KUŞBURNU MEYVELİ ÇAYI
Şeker hastalığına faydalıdır. Sindirim sistemini rahatlatır. Kramp ve adale ağrılarına faydalıdır. Afrodizyak etkisi vardır. Sinir sistemi yatıştırıcı ve anspazmatik etkisi vardır, idrar yolu enfeksiyonunu önler. Yüksek derecede C vitamini içerir. Vücudun savunma sistemini güçlendirir. Yorgunluğu giderir.
ANASON ÇAYI
Hazmı kolaylaştırır, iştahsızlığı giderir. Yemeklere karşı görülen tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını giderir, idrarı arttırır. Kusmaları önler. İshali keser. Adet kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Anne sütünü arttırır. Sinirleri yatıştırır. Uykusuzluğu giderir. Migren ağrılarını keser. Beyin yorgunluğunu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Kan dolaşımın düzenli olmasını sağlar.
BİBERİYE ÇAYI
Sindirim sistemi rahatsızlıkları, kramplı mide, bağırsak ve safra kesesi rahatsızlıkları, kas ve eklem romatizması, sinirsel rahatsızlıklar, alçak kan basıncı, kronik güçsüzlük, romatizma ve gut hastalıklarına faydalıdır.
BODU Mide ağrıları, öksürük, dizanteri, karaciğer hastalıkları, karaciğer yetmezliği, ateş düşürme, sedef, egzama, mantar, kaşıntılı alerjiler de kullanılır. Bay ve bayanlarda cinsel gücü arttırmada kullanılır.
BÖĞÜRTLEN ÇAYI
Dikenli ve çalı görünümünde bir bitki. Ekilmemis yerlerde, çit, yol ve hendek kenarlarında çok bulunur.Meyva birçok meyvanın oluşturduğu bileşik küre biçimindedir. Kullanılan kısımları yaprakları ve çiçek tomurcuklarıdır. Yapraklar çiçek açmadan toplanır, gölgede kurutulur. Yapraklarda tanen ve organik asitler ihtiva eder. Hafif kabız edici özelliği olmakla beraber; İdrar söktürür. Ayaktaki şişlikleri giderir. Gözlerdeki zafiyeti giderir. Mesane taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Hafıza kaybını önler, diş etleri, bademcik ve boğaz iltihaplarinda, ishal ve basurda kullanılmaktadır. Ağız yaralarını giderir. Kan yapıcıdır. Ses kısıklığını giderir. Bilinen herhangi biryan etkisi yoktur.
ÇAKŞIR ÇAYI
Cinsel gücü arttırıcı ve iştah açıcı etkisi vardır. Şeker düşürücüdür.
CİVANPERÇEMİ ÇAYI
Adet kanamalarında, menopoz döneminde, yumurtalık iltihaplarında, rahim akıntılarında, sırt ağrılarında etkilidir. Kan yapıcıdır. Mide ve bağırsak kesesi rahatsızlıklarında etkilidir. En popüler kan dindirici bitkilerden biridir. Mide ağrılarında, mayasıl, ülser, gastrit vs hastalıklarda mide ve basur kanamalarında, ayrıca yara ve burun kanamalarında kullanılır.
EBE GÜMECE ÇAYI
Solunum sistemi tahrişleri ve iltihaplarında koruyucu olarak kullanılır. Üst solunum yolları enfeksiyonları bronşitte göğüs yumuşatıcı, balgam söktürücü ve öksürük kesici özelliğe sahiptir. Ağız mukozası hastalıkları, faranjit, bronşit, soğuk algınlığı astım ve gripte faydalıdır.
ELMA ÇAYI
Besin değeri yanında, nefes darlığı ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Vücuttaki toksinlerin atılmasında yardımcı olur. Bağırsakları temizler, karaciğeri besler, sinirleri ve adaleleri kuvvetlendirir. Bedenin ve zihnin yorgunluğunu giderir. Böbrekteki kum ve taşların düşürülmesinde yardımcı olur, kanı temizler, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür.
ENGİNAR ÇAYI
Karaciğer ve böbrek yetmezliğinde faydalıdır. Sarılık ve hepatit hastalıklarında, aşırı şişmanlıklarda, kurdeşende, romatizma ve egzamada, kan dolaşımını düzenlemede faydalıdır. Kolesterolün sebep olduğu damar sertliğinde, kalp sancıları, enfarktüs, beyin kanamaları gibi rahatsızlıkları önleyicidir. Kalbin en iyi dostudur. Kan temizleyici, vücuttaki zehirli maddeleri atmada, vücuda dinçlik vermede, kalp adalelerinin kuvvetlenmesinde, üre ve kolesterolü düşürerek kalbin rahat çalışmasını sağlar. Mideyi dezenfekte ederek rahat çalışmasını sağlar. Toksinlerin atılmasında yardımcı olur.
FUNDA ÇAYI
Diüretik idrar yolları antiseptiği safra söktürücü, sistit üriner sistemde kum ve taş düşürücü, böbrek üstü bezleri çalıştırıcı etkisi vardır. Böbrekleri temizleyerek enfeksiyonları önler, zayıflatıcı etkiye sahiptir.
GİNKO BİLOBA ÇAYI
Zihin açıcı unutkanlığı gidericidir. Beyindeki oksijen seviyesini arttırır. Doku yenileyicidir. Dolaşım problemleri, vertigo, baş dönmesi ve tinitüs, kulak çınlaması gibi rahatsızlarda etkilidir. Yüksek kan basıncı ve damar sertliğine karşı etkilidir.
GÜLHATMİ ÇAYI
Balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir. Nezle ve öksürükten kaynaklanan şikayetleri giderir. Boğaz, bademcik ve diş eti iltihaplarında kullanılır. Bağırsak iltihaplarında etkilidir. Mide ve bağırsak ağrılarında, onikiparmak ve ince bağırsak, kolit gibi ülserlik iltihapları temizler.
DAĞ ÇAYI
Sideritis Uyarıcı, gaz söktürücü, iştah açıcı ve mide ağrılarını kesici özelliklere sahiptirler.
IHLAMUR ÇAYI
Ihlamur çiçeği yatıştırıcı, idrar verici, göğüs yumuşatıcı ve balgam söktürücü ve gıcık giderici olarak çay halinde kullanılır.Ihlamur çiçeği banyosunun da yatıştırıcı bir özelliği vardır. Balla karıştırılıp içilirse mide ülserine faydalıdır. Kan dolaşımını düzenler. Öksürüklerde yumuşatıcı rahatlatıcı ve terletici etkilere sahiptir.
ISIRGAN ÇAYI
İdrar arttırıcı özelliğe sahiptir. Organizmanın yıkım ürünlerine temizleyici metabolizmayı uyarıcı ve kuvvet verici, idrar yolları iltihabında ödem çözücü özelliğe sahiptir. Toksin atıcı, bakterilere karşı koruyucu etkisi vardır. Kalbe faydalıdır.
KANTARON ÇAYI
Dahilen kantaron içerdiği hiperisin maddesinden dolayı orta şiddetteki depresyona karşı faydalıdır. Özellikle menopozda görülen bitkinlik, endişe ve sıkıntıları giderici olarak kullanılır. Bitki taşıdığı bioflavonitler ve hiperforinden dolayı yatıştırıcı, sakinleştirici özelliğe sahiptir.
KARABAŞ ÇAYI
Ağrı kesici, yatıştırıcı, balgam söktürücüdür. Dahilen idrar yollarında, haricen basit yaralarda mikrop öldürücü etkisi olduğu bilinmektedir. Bilhassa sinirsel baş ağrısı, uykusuzluk ve yüksek tansiyon gibi şikayetlerde de etkilidir.
Bakterilere karşı etkisi bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Balgam söktürücüdür, kuru ve balgamlı öksürüklerde rahatlatıcı etkisi vardır.
KEKİK ÇAYI
Bakterilere karşı etkisi bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Balgam söktürücüdür, kuru ve balgamlı öksürüklerde rahatlatıcı etkisi vardır
KUŞBURNU ÇAYI
Çok yoğun vitamin zenginliği nedeniyle gözlerin dostudur. Vücuda dirilik sağlar. 100 gram kuşburnunda bir sandık portakala eşdeğer C, B1 ve B12 vitamini vardır. Besleyicidir. İyi bir raşitizm ilacı, etkin bir kan temizleyicisidir. Güçlü bir kurt düşürücü ve bağırsak yumuşatıcısıdır. Mide kramplarına ve sindirim sistemi zorluklarına karşı faydalıdır. Enfeksiyonlara ve bulaşıcı hastalıklara karşı vücut direncini arttırır. Nezle ve gribe karşı koruyucudur. Kuşburnu A vitamini ve karotenoidler içermesi nedeniyle gece körlüğü ve diğer göz problemlerine iyi gelir ve bağışıklığı arttırır. Kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Romatizma ağrılarını gideriyor. Basur tedavisinde iyi sonuç veriyor.
LİMON ÇAYI
A, B, C ve D vitaminleri ihtiva eder. Kalbi ferahlatır, böbrek tıkanıklıklarını ve bademcik iltihaplarını giderir. Tansiyonu düşürür. Nezleye iyi gelir. Sinir sistemini yatıştırır. Mideyi rahatlatarak hazmı kolaylaştırır, idrar sökmede etkilidir. Mide bulantısını keser ve kusmayı önler
MELİSSA ÇAYI
Yapraklar yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, terletici ve antiseptik etkilere sâhiptir. Huzursuzluk ve sıkıntıları giderir. Hafıza zayıflığına faydalıdır. Baş dönmesi ve kulak çınlaması gibi şikayetleri keser. Hazımsızlık, baş ağrısı ve migrende de faydalıdır. Daha çok çay hâlinde kullanılır. Balgama ve sedef hastalıklarına çok faydalıdır. Kalbe kuvvet ve ferahlık verir. Çarpıntı ve sıkıntıyı uzaklaştırıp zihni açar. Akrep sokmalarında yakı yapılırsa faydalıdır. Diş ağrılarını dindirir.
MERSİN ÇAYI
Astım bronşit ve nefes darlığını giderir. Bakterilere ve virüslere karşı iyi bir antiseptiktir. Kanama kesicidir. Yatıştırıcıdır. Verem bel soğukluğu, şeker hastalığı, akciğer iltihabı, müzmin ishal ve idrar yolu rahatsızlıklarında etkilidir.
NANE ÇAYI
Yapraklari çay hâlinde yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, bulantıyı giderici olarak kullanılır. Bunun yanında çeşitli ilâçların terkibinde kullanıldığı gibi, yaprakları çiğ veya kurutulmuş olarak yemeklere konur. Nâne esansı, çok miktarda zehir etkili olmasına karşılık az miktarı mîde ağrılarına ve bulantılara karşı kullanılabilir. Nane uçucu yağı da oldukça fazla kullanılan bir yağdır. Bakterilere karşı etkilidir. Safra salgısını uyarıcı etkisi vardır. Nane en etkili gaz söktürücülerden biridir.
NANE-IHLAMUR ÇAYI
Organizmanın savunma gücünü arttırarak ateşli soğuk algınlıklarını kısa sürede giderilmesinde etkilidir. Uykusuzluğa iyi gelir. Spazm gidericidir. Kan dolaşımını düzenleyerek migren ağrılarının giderilmesine faydalı olur. Göz çapaklarının giderilmesinde faydalıdır.
NANE-LİMON ÇAYI
Mide ağrılarını geçirir. Bulantıyı önler. Migren, uykusuzluk, baş dönmesi ve nezleye iyi gelir. Mide spazmlarını giderir. Kronik karın ağrılarını giderir. Gaz söktürücü. Kramp giderici, ağrı kesici ve antiseptik özellikleriyle ferahlatıcı özellikleri vardır.
PAPATYA ÇAYI
Çiçek durumu başları, çiçek açmadan önce toplanarak gölgede kurutulur.Çay hâlinde sabahları aç karnına bir bardak içilebilir. İdrar çoğaltıcı, iştah açıcı, yatıştırıcı ve gaz söktürücü etkilere sâhiptir. Basur memelerinde ağrı kesici, tedâvi edici etkiye sâhiptir. Boyar madde olarak da kullanılır.
Bakterilere karşı oları etkisiyle iltihapları giderir, içimi son derece yumuşak bir çaydır. Boğaz, solunum yolu, mide ve bağırsak iltihap ve ağrılarını gidermede faydalıdır. Haricen deri ve mukoza iltihaplarında kullanılır. Bebeklerde ve küçük çocuklarda gaz söktürücü olarak kullanılır.
PORTAKAL-ELMA ÇAYI
Sindirim sistemine olumlu etkileri vardır. Soğuk algınlığı, öksürük, ses kısıklığına karşı kullanılır. Yatıştırıcıdır. Uyku verir, içindeki C vitamini ve pektin oldukça faydalıdır. Kolesterolü düşürür, idrar ve hacet yollarındaki sorunları giderir. Vücudun su dengesini korur. Yüksek derecede potasyum içerir. Cildin kurumasını sağlar. Kırışıklıkların meydana gelmesini önler. Kasları kuvvetlendirir. Damar sertliğini önler. Hazmı kolaylaştırır. Kalp krizi önlemede faydalıdır. Bulantı ve kusmayı gidermede etkilidir.
REZANE-ANASON ÇAYI
Mide ve bağırsak gazlarını gidericidir. Hazım kolaylaştırıcı, iştah açıcı özelliğe sahiptir. Uyku hissi verir. Emzikli bayanlarda süt bezlerini faaliyetini arttırır. Ağrı kesicidir. Kan dolaşımının düzenli olmasını sağlar. Kalbi kuvvetlendirir ve yorgunluğu giderir.
REZENE ÇAYI
Mide ve bağırsak hareketlerini arttırır. Uçucu yağı düz kaslarda meydana gelen spazmları giderici olarak kullanılır. Bronş mukozası üzerindeki salgıları arttırmada ve iltihap gidermede etkilidir. Gaz söktürücü ve süt artırıcıdır. Göz damarlarını kuvvetlendirir. Çocuklarda iştah açıcıdır.
SALEP
Öksürük ve bronşite faydalıdır. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Zihni çalıştırma gücünü arttırır.
SİNAMEKİ ÇAYI
Memleketimizde çok kullanılan müshil ilâcıdır. Kolit ve spastik kabızlıkta kullanılmaz.
YEŞİL ÇAY
Yeşilçay içerisindeki kateşinler sayesinde; kanser riskini azaltır, tümörü küçültür. Kolesterolü düşürür. Tansiyonu dengeler. Kan şekerini ayarlar. Bakterileri öldürür. Ağız kokusunu önler. Grip virüsünü öldürür. İçerisindeki vitamini sayesinde performansı olumlu yünde etkiler. Yorgunluğu ve uyku halini ortadan kaldırır. İdrar söktürücüdür. Stresi azaltır Kan damarlarını güçlendirir. Diş çürümesini önler, içerisindeki E vitamini sayesinde antioksidan olarak rol oynar. Yaşlanmayı geciktirir. Kanser hücrelerinin gelişmesini önler. Akciğer, mide, bağırsak, karaciğer ve deri kanserlerini önleyici etki yapar. Damar sertliğini önler. Kemik erimesini engeller. Kilo verdirir. Migrene faydalıdır.
ZENCEFİL-IHLAMUR ÇAYI
Nefes darlığı, astım bronşitte faydalıdır. Bağırsak gazlarını giderir. Karın ağrılarını keser. Karaciğer tıkanıklığını, mide üşütmesini giderir. İshali keser. Ağrı kesicidir. Unutkanlığı giderir. Müzmin bronşite karşı çok etkilidir. Her türlü soğuk algınlığına iyi gelir. Gevşetici, sakinleştirici ve terleticidir.
Etiketler: bitki çayı, bitki çayı tarifleri, şifalı bitkiler
1/4 fincan ekşimiş süt
1/2 tatlı kaşığı rendelenmiş bayır turpu
1 çorba kaşığı mısır ya da yulaf unu
Bütün malzemeyi iyice karıştırarak, bir macun meydana getirin. Bunu iki gazlı bezin arasına koyarak çilli kısımlara uygulayın. Gözünüze fazla yaklaştırmamaya dikkat edin. Kremi çilli kısımların üzerinde 30 dakika bekletin.
Çiller İçin Tonik
Keten tohumu kaynatılır suyu ile cilde masaj yapılır çillere ve lekelere maske olarak uygulanır.
Herhangi bir kreme birkaç damla limon suyu ekleyip cilde sürün. Lekelerin oluşmasını engeller.
Çiller İçin
100g beyaz barbunyayı 1 gece önceden ıslatıp ertesi gün haşlayın. Süzün. Elde ettiğiniz suyu en az 1 hafta cildinize uygulayın. Sıvıyı dolapta muhafaza edin.
Etiketler: çiller için bitkisel formül, çiller için krem, çiller için yüz maskesi
Birçok kişinin ortak sorunu olan ayak kokusunu yenmek aslında oldukça kolay ve pratik.
Aşağıdaki ipuçları sayesinde ayak kokusundan kısa sürede kurtulabileceksiniz.
Ilık suya birkaç damla elma sirkesi dökerek ayaklarınızı bu suda günde 2-3 kere dinlendirin.
Ayakkabılarınızın içine ve çoraplarınıza karbonat dökün.
Turp suyuna 1/4 tatlı kaşığı gliserin ekleyin ve boş bir sprey şişesine dökerek ayaklarınıza sıkın.
Etiketler: Ayak Bakımı, ayak kokusu, ayak kokusuna çözüm
Topuk çatlağını önlemek ve gidermek için mutlaka deneyin…
4 tatlı kaşığı vazalini benmari usulu eritin içine
1 çay kaşığı hindistan cevizi yağı
1 çay kaşıgı zeytin yağı
1 tatlı kaşığı alovera yağı
ekleyip karıştırın. Akşam yatmadan topuklarınaza sürüp çorap giyin.
Topuk Kremi
1 fincan vazelin kremi
5 adet dövülmüş aspirin
Yarım limon
Tüm malzemeyi karıştırın. Yarım kova suya deniz tuzu koyup ayaklarınızı yarım saat bekletin. Ayaklarınızı kuruladıktan sonra yukarıdaki karışımı ayaklarımıza sürün.
Şimdiden geçmiş olsun
Etiketler: doğal topic kremi, topuk çatlakları için krem, topuk kremi