Yirmili yaşlarda cildiniz için yapabileceğiniz en önemli şey geniş spektrumlu (UVA ve UVB) güneşten koruyucu kullanmaktır. Hayatınız boyunca karşılaşacağınız güneş hasarının %80 ‘i 18 yaş öncesi olmaktadır. Bu alışkanlığın geliştirilmesi sadece güneşe bağlı erken yaşlanma değil, cilt kanserlerine karşı da koruyacaktır. Ergen dönemdeki kadar olmasa da bu yaşlarda çene bölgesinde belirgin olan hormonal akne sorunu için salisilik asit veya kükürtlü ürünler yenilerinin oluşmasının yanında eskileri de temizler.
Eğer sivilce izleri konusunda birşeyler yapılmasını isterseniz, sizin için uygun yöntemin belirlenmesi önemlidir. Aluminyum oksit kristalleri püskürtülerek yapılan mikrodermabrazyon hafif izler için uygulanabilir. Kimyasal peeling yani soyma işlemi de denenebilecek tedavi yöntemlerindendir. Daha derin izler için lazerler ve dolgu maddeleri de uygulanabilir.
Akıp giden yılların bir kanıtı olarak yüzümüze yerleşen kırışıklıklara ‘dur’ demek artık hayal değil! Somon balığı sütünden elde edilen somon DNA’sı ile cildin kendini yenilediğini ve gençleştiğini belirten Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Neslihan Dolar, ekliyor:
“En etkili anti-aging yöntemlerden biri olan somon DNA’sı; hacminin 10 bin katı suyu tutarak, derinin nem dengesini sağlar. Yıpranan ve kuruyan ciltleri tedavi eder. Sarkma başlangıcındaki derin kırışıkları önler. Yılların birer kanıtı olan göz çevresinde oluşan kazayağı kırışıklıkların, gözaltı torbalarının, alındaki ve dudak kenarındaki çizgilerin oluşumunu önler.”
Yıllara meydan okuyan kadınların, kırışıklıkları somon sütüyle durdurabileceklerini belirten Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Neslihan Dolar; somon DNA’sı ile uygulanan mezolift (yüz gençleştirme) yöntemi hakkında bilgiler verdi:
DERİMİZ ABLUKA ALTINDA!
İnsan derisi, diğer tüm organlar gibi kronolojik olarak yaşlanır. Bu durum; zamana bağımlı bir süreç olup, kaçınılmazdır. Ancak diğer organlardan farklı olarak deri, doğrudan dış dünya ile karşı karşıyadır ve çevresel hasarın etkisiyle de yaşlanır. İnsan derisinin yaşlanmasında en önemli çevresel faktör de güneşten yayılan ultraviyole ışınlarıdır. Ultraviyole ışınları; üst tabakayı geçerek, derinin alt tabakasındaki yapısal elemanlara ulaşır. Burada birikim etkisiyle kalıcı değişikliklere neden olur.
Derinin yaşlanmasındaki bir diğer önemli çevresel faktör de sigara! Sigara; hem doğrudan cildi etkileyerek, hem de steroid metabolizmasıyla etkileşime girerek, dolaylı olarak etki gösterir. Sigara; serbest radikal oluşumunu uyarır ve güneş ışınlarının yaşlanma üzerine olan etkisini hızlandırır.
YERÇEKİMİNE YENİK ÜSTÜM BAŞIM!
Kısacası; dış etkenler, sigara, güneş ışınları ve stresin etkisi yaşlanmayı hızlandırır. Yaşlanan deride birtakım değişiklikler göze çarpar. Bunlardan en önemlisi; kuruluk, kırışıklık ve lekelerin artmasıdır. Kuruyan deri kırışır, kırışan deri de daha çok kurur ve bu durum bir kısır döngü halini alır. Yaşlanan deri aynı zamanda mat ve soluk bir görünüm alır, elastikiyeti azalır ve tonus (derinin sıkılığı) kaybı olur. Yerçekiminin etkisiyle de zamanla deride gevşeklik ve sarkma oluşur. Bunun dışında deri görüntüsünün bozulmasından kaynaklanan psikolojik problemler; kişinin sosyal ilişkilerini, işlerini, imajını ve sonuç olarak sağlığını etkileyebilir.
Deri yaşlandıkça, dokuların kan dolaşımı ve hücrelerin oksijenlenmesi azalır. Dolayısıyla hücrelere zarar veren serbest radikallerin ortamdan uzaklaştırılması zorlaşır. Yaşlanmanın etkisiyle birlikte DNA’da da bozulma gözlenir. Oysa DNA; hücrenin kopyalanmasını ve genetik materyalin yavru hücrelere geçişini sağlar. Tüm canlılarda aynı kimyasal yapıya sahiptir ve protein sentezini yönlendirir. Bir hücrenin gelişip, yaşamasını sağlayan olayları yönlendirir.
YILLAR DNA’YI DA BOZUYOR
Ancak yaşlanmanın etkisiyle hayati önem taşıyan DNA da zamanla bozulur ve bilgi aktarma, hücrenin kendini yenileme ile onarma yeteneği azalır. Yaşlanma sürecini belirleyen en önemli unsur; iç ve dış faktörlerden kaynaklanan DNA harabiyetidir. Yaşlılarda hücre yenilenmesi ve DNA onarım oranı azalır; böylece deri kanserinin gelişim riski de artar.
Oysa günümüz insanları artık yaşlanmayı sineye çekmek yerine, mücadele etmeyi tercih ediyor! İnsanların yaşam süresinin uzaması, görünüme verdiği önemin artması ile yaşlanma sürecini yavaşlatma ve geciktirme konusundaki çalışmalara sürekli yenileri ekleniyor.
SOMON BALIĞI YAŞLANMAYA KARŞI!
Tüm bu korkutucu süreçlerin önüne geçmek için anti-aging tedavi modelleri geliştirilmiştir. Bu anti-aging tedavi modelleri arasında son zamanlarda başarıyla uygulanan somon DNA’sı ile yıllara meydan okumak mümkün. Cildin yaşlanmasını önleyen mucize bir madde olan Somon DNA’sı ile uygulanan mezolift (yüz gençleştirme) yöntemi kırışıklıkları durduruyor! Günümüzde kırışıklıkların tedavisinde somon DNA’sı ile gerçekleştirilen mezolift yöntemi başarı ile kullanılıyor. Somon DNA’sı; stres, hava kirliliği, sigara, alkol ve güneşin zararlı ışınları ve geçen yılların ciltteki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmayı amaçlayan bir tedavi yöntemi. Hayli etkili sonuçlar alınabilen yöntemde; somon sütünden elde edilen ve insan DNA’sına çok benzeyen yüksek polimerize DNA kullanılır.
Somon balığının sütünden elde edilen ve insan DNA’sı ile aynı kimyasal yapıya sahip olan Somon DNA’sı; mezolift yöntemiyle deri içine verildiğinde, cilt kendini yeniler ve gençleşir. Çünkü DNA yüksek oranda su tutucudur; hacminin 10 bin katı suyu tutarak, derinin nem dengesini sağlamaya yardımcı olur. Unutmamak gerekir ki; derinin nemlendirilmesi, kırışıklığın önlenmesinde ilk ve en basit adımdır.
KAZAYAKLARINA, TORBALARA VE ÇİZGİLERE VEDA
Somon DNA’sının, güneşin zararlı UV ışınlarını absorbe etme kapasitesi de çok yüksektir; dolayısıyla güneş ve/veya sigara nedeniyle bozulan ve kuruyan ciltleri tedavi eder, derinin tekrar nemli, canlı ve parlak görünümünü kazanmasına yardımcı olur. Derinin tonusunu ve elastikiyetini artırarak sarkma başlangıcındaki derin kırışıklıkların önlenmesinde de kullanılır. Ciltteki yaşlanmayı geciktirir. Kırışıklıkları tıbbi anlamda tedavi eder. İnce ve kuru ciltlerdeki göz çevresinde oluşan kazayağı kırışıklıkları giderir. Alındaki yılların izlerini gösteren yatay çizgileri hafifletir. Kadınların korkulu rüyası gözaltı torbalarını ve yaşlanmanın belirtisi olan dudak kenarlarındaki çizgileri önlemeye yardımcı olur.
YAZ BİTİMİNDE SOMON DNA’SI İYİ GELİR
Somon DNA’sı; ince ve çok küçük iğneler yardımı ile mikrodolaşımı ve oksijenlenmeyi artıran maddelerle birlikte deri altına enjekte edilir. İşlem ağrısız olup, anestezi gerektirmez. 15-20 dakika süren seans sonrası kişi günlük aktivitesine devam edebilir. Seans aralıkları; kişinin cilt yaşı ve cilt tipine göre ayarlanmakla birlikte genellikle ayda bir veya iki defa uygulanır. Daha sonrasında ise üç ayda bir uygulama yapılır. Bazen cildin ihtiyacına göre kombine tedaviler de uygulanabilir. Somon DNA’sı uygulaması; rahatlıkla diğer tedavilerle birlikte yapılabilir.
İlk seanslardan itibaren deride canlı ve parlak görünüm fark edilmeye başlar, daha sonra zamanla DNA tamiriyle birlikte uzun vadeli kalıcı değişiklikler meydana gelir. Somon DNA’sı özellikle yazın nemli ve sıcak hava ile güneşten dolayı yıpranan cildin yenilenmesi amacıyla; 30 yaşından sonra kırışıklık, kuruluk, sarkma ve lekelenme problemi olan herkese güvenle kullanılabilir. Günümüzde anti-aging amaçlı kullanılan somon DNA’sı; uygun vakalarda, uzman ve deneyimli hekimler tarafından uygulandığı takdirde, son derece başarılı sonuçlar elde edilebilir.
Güzellik hemen her kültürde ve statüde kadının vazgeçilmezi… Güzellik salonları kadınlar için ikinci adres… Ancak yeterince parası ve zamanı olmayanlar için de mucizeler var. Hem de evde düşük maliyetli güzellik sırları.. Cilt bakımı, saç bakımı, vücut bakımı, manikür, pedikür ya da epilasyon kadının vazgeçilmez kürleridir.
İşte size evde bitkilerle yapabileceğiniz birkaç öneri…
MÜKEMMEL BİR VÜCUDUN SIRRI Güzellik Sırları
Fırçalayın: Banyoya girmeden önce selülit yumrularını azaltmak ve kan dolaşımını hızlandırmak için cildinizi fırçalayın.
Duştan zevk alın: Bir banyo yağı ile zenginleştirilmiş ılık küvette başınızı dinleyin ve cildinizi yumuşatın.
Cildinizi pürüzsüzleştirin: Küvetten çıktıktan sonra dizlerinizi, ayak topuklarınızı ve dirseklerinizi ovalayın.
Vücudunuzu nemlendirin: Ayak bilekleri gibi zor bölgelere nemlendirici kremle masaj yapın.
Ayak bakımı önemli: Meyve asitli kreminizi ayak topuklarınızdan parmaklarınıza kadar yedirin ve daha sonra pamuklu çorap giyin. Bu uygulama hem pedikürünüzün daha kalıcı olmasına hem de ayaklarınızın yumuşamasına yardımcı olacaktır.
5 ADIMDA YÜZ BAKIMI
Yüzünüzü temizleyin: Bir temizleme sütüyle cildinize uzun, yukarı doğru masaj yapın ve yüzünüzü durulayın.
Kan dolaşımını harekete geçirin: Ilık suyun içine bir miktar aromaterapik esans dökün ve karıştırın. Bu karışımı bir bez yardımıyla yüzünüze sürün. Bezle yüzünüze dört-beş kez baskı yapın. Böylece sirkülasyona yardım etmiş olursunuz.
Peeling yapın: Düzenli olarak uyguladığınız peeling, cildinizi aydınlatır ve uygulayacağınız tedaviyi hızlandırmak için hazırlar. Peeling ürünüyle dairesel hareketler yaparak nazik bir şekilde baskı uygulayın ve masaj yapın. Boynunuzu unutmayın. Ardından cildinizi suyla temizleyin.
Cildinizi maskeyle canlandırın: Yüz temizliğinin önemli bir bölümü maskedir. Özellikle kil özlü ürünler, tıkalı gözenekleri açarak cildi aydınlatmaya yardımcı olurken, su bazlıları ise cildi nemlendirir.
Yoğun bakım kremleriyle cildi sakinleştirin: Tüm bu uygulamaların ardından yağ ya da yoğun bakım kremleri cildinizi yumuşatmaya yardımcı olur.
SAÇLARDA KUSURSUZ IŞILTI
Doğru rengi seçin: Mükemmel bir sonuç için saç boyanız doğal saç renginizden en fazla iki ton açık olmalı.
Hazırlanın: Omuzlarınızı ve banyonuzun parkelerini lekelerden korumak için eski havlularla örtün.
Cildinizi koruyun: Saç diplerinize ve kulak çevrenize lekelerden korunmak için vazelin sürün.
Böl ve uygula: Saçınızı çeşitli bölümlere ayırarak çalışın, böylece her şey yolunda gider. Saçınızı yukarıda ve yüzünüzden uzak tutun.
Kremler: Saçınızı durulayın ve boyayla verilen cilayı uygulayın. Bu, saçınıza parlaklık katar. Boya sonrası bakım için renk koruyucu şampuan ve kremler idealdir.
BRONZ GÖRÜNMENİN ANAHTARI
Vücudunuzu lifleyin: Bronzlaştırıcı ürün kullanmadan lekelenmeleri önlemek için cildinizi bir fırça yardımıyla ovalayın.
Kremin içeri işlemesine izin verin: Bunu yapmazsanız, nemlendiriciniz kremin etkisini hafifletecektir.
Bronzlaştırıcınızı karıştırın: Ürünü derinlemesine masaj yaparak yedirin.
Lekeleri durdurun: Ayaklarınız ve parmaklarınızdaki otobronzan fazlalılıkları temizlemek için ıslak bir bez kullanın.
Cildinizi nemlendirin: Bronz rengi korumak için her gün nemlendirici kullanın.
Cilt tipinizi tanıyor musunuz
Yanlış bakımlar cilde zarar verebilir. Bu yüzden herhangi bir bakım uygulamadan önce cildinizi yeterince tanıyor olmanız önem taşır. Cilt tipinizi tespit etmenin oldukça basit bir yöntemi var.
Yüzünüzü 10 kez ılık suyla yıkayın. Daha sonra yüzünüzü hafifçe kurulayın ve böyle 30 dakika kadar bekleyin. Eğer cildiniz gerginleşiyorsa, kurudur. Kızarıyorsa, hassastır. Her iki seçenek de görülmüyorsa, bir kağıt mendili yüzünüze bastırın. Yağ kalıntıları görüyorsanız o zaman yağlı bir cildiniz var demektir. Yağ lekeleri sadece alın ve burunda belirginse, bu karma bir cilde sahip olduğunuzu gösterir.
Mükemmel Cilt Mükemmel ciltler
Parıldayan bir cilt için sadece kremlerin mucizeleri yeterli değil. Vücudunuzun doğal ritmine ayak uydurmanız, onun güzel görünmesine yardımcı olacaktır. Işıltılı bir cilde sahip olmak için uzmanların tavsiyelerine uymanız yeterli.
Erken uyuyun: Boşuna “güzellik uykusu” denmiyor. Eğer cildiniz günün stresinden sonra kendine gelemezse, kırışıklıklara karşı cilt bakımınıza ne kadar harcadığınızın önemini yitirdiği amansız bir savaşa girdiniz demektir. Hasarı düzeltmek için altı ila sekiz saat arasında bir zamana ihtiyacınız var.
Sakin olun: Stresin yaşlanma üzerinde büyük etkisi var. Stresin en büyük düşmanlarından biri ise yoga… Günlük birkaç basit hareket bile sirkülasyonu ve oksijen alışverişini düzenler, stresi azaltır.
Yo-yo diyeti yapmayın: 30’larınızda kilo verin ve yanaklarınızdan geri almayın. Çukur yanaklar yaşın göstergesidir, bu yüzden şiddetli kilo kayıplarından sakının.
Çok sıcak ya da çok soğuk ortama girmeyin: Cilt ekstrem şeyleri sevmez. Soğuktan sıcak bir eve girmek ya da klimalı bir ofisten öğle güneşine çıkmak cildinizi büyük bir strese sokar. Her çevre değişiminde cildiniz kendini yeni yere adapte etmek için büyük enerji harcar. l Tatlı isteğinize hakim olun: Aşırı çikolata yemek kırışıklık tehlikesini beraberinde getirir. Şeker, kalçamıza nasıl etki ediyorsa cildimize de aynı şekilde davranır. Yüksek şeker tarafından hasara uğratılan kolajenin vücuttan atılması 15 yıl sürer, o yüzden bugün şekeri keserseniz gelecekte genç bir cildiniz olur.
Cildinizi nemlendirin: Nem, cildi sulu ve dolgun tutmaya yarar. Yatak odanıza bir nemlendirici ya da geceleri radyatörünüzün üzerine ıslak bir havlu koyun.
Kırışıklıkları masajla yok edin: Lenf sirkülasyonunu harekete geçirmek ve cilt saflığınızı artırmak için cildinize masaj yapın.
Bitkiler, kirlenmeye karşı cildi korur: Bir NASA çalışması gösteriyor ki, 15 ev bitkisine sahip ortalama bir evde bitkiler hava kalitesini yükseltiyor.
Yürüyün, koşmayın: Yüksek etkili egzersizler sadece vücut için değil, aynı zamanda cilt için de streslidir. Bu yüzden yürüyüş ve oval hareketler daha yararlıdır.
Yeni yılda yeni bir hayat için öneriler
Yeni yıl öncesi, yaşamının bilançosunu yapanlardan mısınız? “Yeni bir hayat, yeni bir beden lazım” mı diyorsunuz? O halde Formsante dergisinde yer alan önerilere bir göz atın, ömrünüzü uzatın!
1- Kahkaha atmaktan çekinmeyin: Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre, gülmek insan ömrünü ortalama 7 yıl uzatıyor.
2- Haftada 5 kez bir avuç fındık yiyin: Öğün aralarında fındık atıştırmayı adet edinenler, yaşam sürelerine 2 yıl 9 ayı ekleyebiliyor. Bunu California’daki Loma Linda Üniversitesi araştırmacıları söylüyor. Çünkü fındıktaki antioksidan seviyesi çok yüksek…
3- Biraz cilveli olun: Yılda 150 kez seks yapmanın insan ömrüne 8 yıl eklendiği hesaplanmış. İsrailli araştırmacılar, iyi bir seks yaşamına sahip olan kadınların sağlık harcamalarının daha az olduğunu tespit etmiş.
4- Kendinize güvenin: Hayvanlar üzerinde yapılan bir deney, utangaçlığın ömrü kısaltabileceğini ortaya koydu. Alışkanlıklarından farklı, yeni bir şeyle karşılaştıklarında kendilerine güvenen farelerin, diğerlerine göre yüzde 20 daha uzun yaşadığı gözlemlenmiş. Şansınızı denemek konusunda cesur davranırsanız, daha iyi işler bulabilir ve daha mutlu bir yaşam sürebilirsiniz.
5- Dumandan uzak durun: Bristol Üniversitesi araştırmacıları, “Reddettiğiniz her sigara, 11 dakika daha fazla nefes almanızı sağlıyor” diyor. Sigarayı tamamen bırakmanın da ömrü ortalama 5 yıl uzattığı söylenenler arasında…
6- Bardağın dolu tarafını görün: ABD’nin saygın sağlık kurumlarından Mayo Clinic uzmanları, iyimserlerin genç ölme ihtimalinin, kötümserlere oranla yüzde 50 oranında azaldığını söylüyor. Bunun sebebinin de muhtemelen iyimserlerin düşük tansiyon ve stres düzeyine sahip olmaları…
7- Şekerleme yapın: Yapılan araştırmalar, öğleden sonra yapılan şekerlemenin, kalp krizi geçirme riskini yüzde 34 azalttığını ortaya koydu. Bunun bir diğer kanıtı da “siesta”sıyla ünlü İspanya’da kadınların, diğer Avrupa ülkelerindeki hemcinslerine göre 3 yıl daha uzun yaşamaları…
8- Yeni arkadaşlar edinin: Avustralya’daki Flinders Üniversitesi uzmanları, iyi arkadaşlıkların insan yaşamını 10 yıl kadar uzatabildiğini söylüyor. Sıkıcı bir sosyal hayatınız varsa, harekete geçmenin tam zamanı!
9- Mesai saatlerini azaltın: Haftada 51 saatten fazla çalışıyorsanız, bilin ki yüksek tansiyon ve dolayısıyla beyin kanaması riskiniz yüzde 25 artıyor. Bu da ömrünüzden 3 yıl çalıyor. Araştırmalar, en sağlıklısının haftada 39 saat ve bunun altında çalışmak olduğunu gösteriyor.
10- Kırlara koşun: Atina Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmanın sonucuna göre, kır yaşamını sevenler, kenti tercih edenlerden ortalama 8 yıl daha uzun yaşıyor.
11- Fazla kilolardan kurtulun: Uzmanlar, ideal kilonuzun üzerinde taşıdığınız her kilonun, ömrünüzden 36 gün çaldığını söylüyor. Küçümsenecek bir rakam değil!
12- Duygularınızı açığa çıkarın: Yapılan araştırmalar, Akdeniz havzasında en uzun ömürlü insanların Yunanistan’ın Simi Adası’nda yaşadığını gösteriyor. Uzmanlar bunu, Simi’dekilerin duygularını rahatlıkla ifade etmesine bağlıyor.
13- Bir iyilik yapın: Çok sevdiğiniz birine yardımcı olabilmek, sizde olumlu duygular uyandıracak. Bu da artı 5 yıl demek!
14- Tuzu azaltın: Tuzu üçte bir oranında azaltmanız, yaşamınızı 7 yıl uzatmanız anlamına geliyor. Tadından vazgeçemiyorsanız, sodyumu azaltılmış tuzları tercih edebilirsiniz.
Etiketler: cilt bakımı, güzellik sırları, saç bakımı
Kırışıklık Maskesi: Bir miktar ıhlamurun çiçek ve yapraklarını ezin. Daha sonra süt ve salatalık suyu ilave ederek krem kıvamına gelinceye kadar yoğurun ve yatmadan önce cildinize sürün. Haftada iki defa uygulayabilirsiniz.
Kırışıklık Maskesi 2: Aynı miktarlarda acı badem yağı, pirinç unu ve 1 yumurtanın sarısını bir kabın içinde iyice karıştırın. Daha sonra krem kıvamına gelinceye kadar süt ilave ederek yoğurun. Hazırladığınız kremi banyodan bir saat önce cildinize masaj yaparak sürün. Haftada bir kez uygulayabilirsiniz.
Cilt Lekeleri İçin Maske: Birkaç tane havucu rendeleyerek suyunu çıkarın. Havucun suyuna sırasıyla biraz killi toprak daha sonra merhem kıvamına gelecek kadar zeytinyağı karıştırıp yoğurun. Bu merhemi günde bir defa lekeli cilde sürün. Bir süre sonra lekelerin kaybolduğunu göreceksiniz.
Cilt Lekeleri İçin Maske 2: 1 yumurtanın akına 1 limonun kabuğunu rendeleyin ve krem kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Gerekirse biraz daha limon kabuğu rendesi koyabilirsiniz. Hazırladığınız karışımı banyodan bir saat önce cildinize masaj yaparak sürün.
Cilt Lekeleri İçin Maske 3: 1 adet elmanın suyunu 1 adet limon suyu ile karıştırın. Daha sonra karışımın içine biraz zeytinyağı ve süt ilave edip pomat kıvamına gelene kadar kısık ateşte kaynatın. Hazırladığınız bu pomadı soğuduktan sonra cildinize masaj yaparak günde bir defa sürün.
Parlak Bir Cilde Sahip Olmak İçin Maske: İki avuç hercai çiçeğini kurutup döverek toz haline getirin ve ince bir elekten geçirin. Daha sonra krem kıvamına gelecek kadar ısıtılmış bal ilave edip iyice karıştırın. Hazırladığınız karışımı yatmadan bir saat önce cildinize sürün ve ılık su ile yıkayın.
Parlak Bir Cilde Sahip Olmak İçin Maske 2: 2 adet turpu suda iyice pişirip ezin. Elde ettiğiniz lapaya krem kıvamına gelecek kadar biraz süt, biraz bal ve biraz badem yağı ilave ederek iyice yoğurun. Bu kremi tüm vücudunuz ve cildiniz için banyodan bir saat önce kullanabilirsiniz.
Doğal Cilt Bakım Maskeleri Kırışıklıklar İçin Ballı Maske : 4 çorba kaşığı balı 1 fincan limon suyu, 2 adet yumurtanın akı ve 1 çorba kaşığı badem yağını iyice karıştırın. Daha sonra bu karışıma yüze sürülecek kıvama gelene kadar yavaş yavaş süt ve patates unu ilave edin. Son olarak karışımı kısık ateşte 5 dakika kadar bekletip ılıklaştıktan sonra yüzünüze maske olarak uygulayın. Bu maske ciltteki kırışıklıklar için çok etkilidir. Ciltte en az bir saat bekletilmesi ve ılık su ile yıkanması gerekir.
Kırışıklıklar İçin Lavantalı Maske : 1 su bardağı dolusu lavanta çiçeğini 1 bardak portakal suyunun içinde kısık ateşte biraz ısıtın. Daha sonra 1-2 dilim kabuğu soyulmuş salatalık ile birlikte iyice ezin ve 1 yumurta sarısı, biraz bal, biraz mısır unu ilave edip krem kıvamına gelene kadar yoğurun veya karıştırın. Hazırladığınız kremi birkaç saat buzdolabında dinlendirdikten sonra cildinize uygulayabilirsiniz.Bu maskeyi 1 ay boyunca haftada 2 defa kullanırsanız hem kırışıklıklarınızdan hem de sivilcelerinizden kurtulabilirsiniz.
NOT: Maskelerinizi hazırlarken mümkünse cam bir kase ve karıştırmak için de cam bir çubuk veya tahta kaşık kullanmanızı öneririz.
Etiketler: cilt bakımı, cilt maskesi, güzellik maskesi
Nemlendirme
- Günlük duşunuz haricinde, haftada 2 kez vücudunuzu bir vücut arındırıcısı (pelling) ile ölü hücrelerden arındırın. Arındırıcı ürünü, önce parmaklarınızla, daha sonrada kıl bir eldiven ile hafifçe bastırarak ve küçük dairesel hareketler yaparak uygulayın. Hareket yönünüz hep kalbinize doğru yani aşağıya yukarıya doğru olmalı. Ürünü uygularken çok sert olmayın, sadece dirsek, diz ve topuk gibi derinin daha sert ve pütürlü olduğu bölgelerde ısrarcı olun.
- Fazla sıcak su cildinizden doğal yağın yok olmasına neden olabilir. Ilık ya da serin suyla yıkanırsanız cildiniz daha sağlıklı kalacağı gibi kendinizi daha iyi hissedersiniz.
- Duş veya banyo yaptıktan sonra mutlaka cildinize nemlendirici uygulayın. Hatta bu işlemi hafif nemli olan cildinize yaparsanız nemin cildinizin üst katmanlarına hapsedilmesini de sağlayabilirsiniz.
- Kışın da nemlendirmeyi bir alışkanlık haline getirin. Pantolon veya çorapların altında cildinizin çatlamasına mani olmak için her duştan sonra mutlaka vücudunuzu nemlendirin.
Eller ve ayaklar için… - Daha yumuşak eller için, haftada 1 veya 2 kez ellerinizi 5-10 dakika ılık süte batırın. Sütün içinde bulunan laktik asit cildinizi nemlendirir ve ellerinize yumuşaklık kazandırır.
- Ellerinizin yaşlanmasını geciktirmek istiyorsanız, özellikle yaz aylarında mutlaka güneşi bloke eden bir kremle koruyun. Böylece ileriki yaşlarda oluşabilecek lekeleri azaltacak ve genç görünmenize neden olacaktır.
- Düzenli pedikür yaptıramayacak kadar yoğunsanız, yürüyüşe çıkmadan önce (spor çorap giydiğiniz zaman) ayaklarınıza bol vazelin sürün. Yürüyüşünüz bittiğinde ayaklarınızın beslenmiş ve rahatlamış olduğunu fark edeceksiniz.
Etiketler: uzman tavsiyeleri, Vücut Bakımı
Çatlaklar nasıl oluşur ve vücudun hangi bölümlerinde daha sık görülür? Oluşumunu önlemek ve mevcut olanları tedavi etmek mümkün mü? Uzmanlar, çatlakların büyüme çağındaki genç kızlarda, gebelerde ve kortizon tedavisi sonucunda ortaya çıkabileceğini belirtiyor.
Vücut çatlaklarını tıpkı birer yara izi gibi değerlendirmek mümkün. Cilt aşırı derecede basınçla karşılaştığında yıpranır. Dolayısıyla cildin yapısı bozulur ve çatlaklar ortaya çıkar. Önceleri pembe renkli olan bu çatlaklar zamanla beyaza yakın bir renk alır. Ciltteki bu noktalar bronzlaşmaz ve gözden kaybolmaz. Bu çatlakları ortadan kaldırmaktansa çatlak oluşumunu önlemek daha kolaydır. Çatlakların ortadan kaldırılması için ise, çoğu zaman basit estetik müdahalelere veya kozmetik ürünlerine ihtiyaç duyulur.
Soğuk suyla duş yapmak en iyi çözümlerden biri. Duşu çatlakların bulunduğu bölgenin üzerine tutarak dairesel hareketlerle gezdirmek de kan dolaşımını artıracağı için, yeni oluşmuş taze çatlakların ortadan kaldırılması için etkili bir yöntem. Bu şekilde hücreler canlanarak yeniden elastik bir yapıya kavuşacak, dolayısıyla da çatlaklar kaybolacaktır.
Nerelerde daha sık görülür?
Çatlaklara daha çok göğüs, karın ve bel çevresinde rastlanır.
Göğüsler:
Vücudun en nazik organları arasında yer alırlar. Göğüsleri saran doku oldukça ince ve hassastır. Bu bölgedeki çatlaklar gelişme çağında bile oluşabilir. Buna rağmen çatlakların çoğunlukla doğum sonrasında ortaya çıktıkları görülür.
Karın:
Bu bölgede ortaya çıkan çatlakların oluşumunda da gebelik dönemi önemli bir rol oynar. Genişleyen karın yüzeyi yıpranır ve esnekliğini kaybeder. Vücudun bu bölgesinde çatlak oluşumunu önlemek için cilde badem yağıyla masaj yapmak ve kozmetik ürünlerden faydalanmak olumlu sonuç verir.
Bel çevresi:
Daha çok bel çevresiyle belin üst kısmında görülen çatlaklar her yaşta ortaya çıkabilir. Cinsiyet farkı gözetmeksizin Kadın ve erkekte meydana gelen bu tür çatlakların en önemli nedenlerinden biri; kısa zamanda çok miktarda kilo alıp vermektir. Bu şekilde oluşan çatlakları önlemek için doğru beslenme alışkanlıkları edinmek ve kilo alıp vermekten kaçınmak önem taşır.
Derinin, vücudun diğer kısımlarına kıyasla, dirseklerde daha kuru olması normaldir. Ama, eğer fazla kalınsa, yediklerinize dikkat edin. Acaba, yeterli A vitamini alıyor musunuz? Yumurta sarısı, havuç, kabak ve tereyağı A vitamini açısıdan zengin.
1-Dirseklere, banyo ya da duş sırasında, lif eldiven, sert ve doğal kıllardan yapılmış bir banyo fırçası ya da bitkisel liflerden bir sünger ile masaj yapabilirsiniz. Böylece, renkleri açılacak ve yumuşayacaklardır; tabii ki, krem ya da bonya sonrası yağı ile nemlendirmek de gerekli.
2-Haftada iki kez, doğal yollardan elde edeceğiniz yumuşatıcı bir kimyasal aşındırma uygulayabilirsiniz. Ilık badem yağı batırılmış bezi diseklerinize sarın (dirseklerinizi direk olarak yağın içerisine de batırabilirsiniz). Bu uygulamanın ardından, üzerine bol miktarda bol miktarda sofra tuzu döktüğünüz yarım limonla dirseklerinizi ovun. Duruladıktan sonra, bolca krem sürün.
3-Aynı miktarda krem ve baldan oluşan bir karışıma bir kaç damla zeytinyağı ilave edin. Dirseklerinize masaj yapabileceğiniz besleyici bir krem elde edeceksiniz.
4-Dirsekleriniz çatlayacak kadar sertleşmişse, maydanoza başvurun. 50 gr maydanoz üzerine 100 gr kaynar su dökün. İki hafta boyunca her gün, bu suya yıkama yaparak ya da buna batırılmış bezleri dirseğe sararak sonuca ulaşabilirsiniz.
Hint Kadınlarının güzelliği tüm dünya tarafından kabul görmüştür. Gerek hint kınasıyla yaptıkları dövmeleri, makyajları,gerekse cilt güzellikleri ile adeta ışık saçıyorlar. Peki hiç merak ettiniz mi bu Doğu güzellerinin sırrı ne ? Tamanen doğal bitki özlerinden ve yağlardan elde ettikleri bu güzelliği sizin için araştırdık ve bakın ne sonuç aldık.
hidistanlı kadınların bir çoğu bu güzelliklerini cilt bakımlarını kendi hazırladıkları krem ya da yağlara borçlular. Belki de onların ileri yaşlara kadar pürüzsüz bir cilde sahip olmalarının altında bu sır yatıyor.
DOĞAL PEELİNG
Öğütülmüş tahıllar ya da fındık ve fıstık gibi çerezler, cildinizde yumuşak bir peeling etkisi yaratıyor. Hintli kadınlar, her gün taze bakım ürünleri kullanıyorlar. Onların bakımları için ihtiyaç duydukları şey ise; bir kap dolusu cildi yatıştıran gülsuyu ve pürüzsüzleştiren tatlı bademyağı. Yüzü ılık pirinç suyuyla yıkamak, Hintli kadınların yüzyıllardır uyguladıkları bir yöntem. Pirincin içeriğindeki magnezyum, B vitamini ve bakır gibi besleyici maddeler ısıyla birlikte suya karışıyor ve cildin ışıl ışıl parlamasını sağlıyor.
KADİFE GİBİ BİR CİLT İÇİN BİTKİ YAĞLARI
Bitki yağları, Hintli kadınların bakımlarında kullandıkları en temel ürünler olarak yerlerini koruyor. Hafif masaj darbeleri de, mikro sirkülasyonu uyararak yağların cilde derinlemesine nüfuz etmesini sağlıyor. Hintli kadınlar, yüz maskesinde özellikle sarı susamyağını tercih ediyorlar. Bu yağ, içeriğindeki zengin doymamış yağ asitleri sayesinde cildin yumuşamasını sağlıyor ve pürüzsüzleşmesine yardımcı oluyor. Uzmanlar, cildin derinliklerine daha kolay ulaşması için susam yağının masajdan önce ısıtılmasını tavsiye ediyor. Eğer reçine ya da çiçek kokusundan hoşlanıyorsanız, içine birkaç damla yağ ekleyebilirsiniz. Bitkilerin cilt üzerindeki etkilerine gelince… Okaliptüs canlandırıyor, sandal ağacı gevşemesini sağlıyor ve ylang-ylang da onarıyor. İsterseniz, günlük masajınızı piyasada, aktarlarda satılan ve içeriğinde bitki özleri bulunan ürünlerle de yapabilirsiniz.
SAÇLARINIZA BAKIM ŞÖLENİ
Hintliler için gür ve koyu saçlar kadınlığın tacı. Yağ masajları ve doğal şampuanlar saçlara güç ve parıltı sağlıyor.
Rahatlatan baş masajları
Aromatik Hint baş masajı olarak tanımlanan campisaj, Hindistan’da binlerce yıldır uygulanan bir yöntem. Hintli kadınlar gür ve parlak saçların sırının saç derisine yağlarla masaj yapılmasında saklı olduğuna inanıyorlar. Uygulama, son yıllarda adını sıklıkla duyduğumuz Ayurveda felsefesinden doğmuş. Ayurveda’ya göre masajın iki önemli işlevi var; hücre ve dokunun beslenmesini sağlamak, bedeni toksinlerden arındırmak. Hintli kadınlar, saçlarını yıkadıklarında masaj yapmayı ihmal etmiyorlar. Baş bölgesine yapılan masaj kan dolaşımını hızlandırıyor ve bu sayede besleyici maddeler saç köklerine daha iyi nüfuz ediyor. Hintli kadınlar bu yağlardan sadece daha sağlıklı bir yaşam için değil, aynı zamanda daha güzel görünmek için de yararlanıyorlar. Örneğin fesleğen saç derinizin canlanmasını sağladığı gibi, saçlarınızın parlamasına da yardımcı oluyor. Siz de ışıl ışıl parıldayan saçlara sahip olmak istiyorsanız birkaç damla fesleğenyağı, ılık jojoba ve susamyağını derin bir kabın içinde karıştırın. Bir yemek kaşığı yağı saçlarınıza ve saç derinize yayın. Parmaklarınızla hafifçe masaj yaptıktan sonra saçlarınızı iyice durulayın.
MİS GİBİ KOKAN SAÇLAR İÇİN
Bir cam şişeyi suyla doldurun. İçine birkaç damla en sevdiğiniz aroma yağından damlatın. Suyu, kuru saçlarınızın üzerine dökün. Saçlarınızın mis gibi kokması için, Hindistanlı kadınların sıkça kullandıkları gül ya da lavantayağını öneriyoruz.
Bademle temiz bir cilt
Yumuşak bir peeling için: Derin bir kabın içinde, 2 yemek kaşığı iyice öğütülmüş bademi, birer tatlı kaşığı gülsuyu ve bademyağıyla karıştırın. Karışımı, üzerine süt ilâve ederek krem kıvamına getirin. Peelingi yüzünüze sürün ve hafif dairesel hareketlerle cildinize 1 - 2 dakika masaj yapın. Şimdi cildinizi su ya da pirinç suyuyla durulayabilirsiniz.
VÜCUDUNUZA AROMALI BAKIM
Hintli kadınlar, hem sağlıklarını hem de güzelliklerini korumak için banyo öncesinde aromalı masajların gücünden yararlanıyorlar.
Masaj, sağlıklı ve güzel bir vücut için anahtar kelime. Masajın etkisi artırmak amacıyla, tüm vücuda bolca özyağ sürülüyor. Ardından yavaş ve dairesel hareketlerle masaj yapılarak yağın tüm vücuda iyice nüfuz etmesi sağlanıyor. Hintli kadınlar, masaj sırasında baş döndüren kokusu nedeniyle çoğunlukla gülyağını tercih ediyorlar. Aroma özleriyle yapılan masaj cildin genç kalmasını sağlıyor, lenf akımını canlandırıyor ve vücutta oksijen alımını kolaylaştırıyor.
Hintli kadınlar, her yıl, ilkbaharda güneşin dönüşünü ve çiçeklerin tomurcuklanmasını düzenli olarak kutlamayı adet edinmişler. Baharatların, çiçeklerin ve reçinelerin kokuları bu mevsimde tüm kadınları adeta bir kumaş gibi sarıyor. Kadınlar, birbirinden çekici kokularıyla adeta baş döndürüyor!
ÇİÇEK BANYOSU
Rahatlamaya ihtiyacınız varsa, papatya, yasemin ve sandal ağacı tam size göre. Bunun için; dörder damla yağı küvete doldurduktan sonra iyice karıştırın. Küvette dinlenirken derin nefes alarak aroma yağlarının rahatlatıcı gücünden yararlanın. Bir cam şişenin üçte birine kurutulmuş gül yapraklarını ya da tomurcuklarını doldurun. Şişeyi, jojobayağıyla doldurun. Üzerine 10 damla gülyağı damlatın. Şişenin ağzını iyice kapayın ve üç hafta boyunca sıcak bir ortamda bekletin. Şişenin doğrudan güneş ışığı almamasına özen gösterin.
CANLANMA ZAMANI
Işık geçiren bir cam şişenin içine 70 ml alkol dökün. Ardından 10’ar damla limon, gül ağacı ve portakalyağı ekleyin. Şişeyi iyice çalkaladıktan sonra 7 gün boyunca dinlendirin. Üzerine 39 ml su doldurun. İki hafta boyunca yeniden dinlenmeye bırakın.
HİNT MASAJI
Her iki elinizin yüzük ve orta parmağını kaşlarınızın ortasına yerleştirin. Ardından sağ elinizin parmaklarıyla kaşınızın üzerinden sağ gözünüze, sol elinizle de sol gözünüze doğru masaj uygulayın. Hareketi 5 kez tekrarlayın. Sağ ve sol elinizin işaret parmaklarını burnunuzun başladığı bölgeye yerleştirin. Şimdi her iki parmağınızla, burun deliklerinizin yan bölgelerine yukarıdan aşağıya doğru masaj yapın. Hareketi 5 kez tekrarlayın. Gözlerinizi yeniden kapayın, el ayalarınızı yüzünüze yerleştirin ve kulaklarınıza doğru gerin. Hareketi üç kez tekrarlayın.
Kuru cilt için duş jeli tarifi:
* 1 kahve fincanı sıvı el sabunu,
* 1 çorba kaşığı zeytinyağı,
* 3 çorba kaşığı kayısı yağı,
* 3 çorba kaşığı soya yağı.
Bu malzemeleri karıştırıp banyo işlemi biterken vücudunuza sürün.5 dakika sonra durulayın.
BOLİZMAYI GÜÇLENDİREN İKSİR
1 adet ananas
a tutam taze nane
1 tatlı kaşığı ceviz yağı
1 tatlı kaşığı badem yağı
1 limon
bal
YAPILIŞI:
anansı soyup dilimleyin.nane,ceviz yağı, badem yağı ve limonun kabuklarını soyup blendırdan geçirin,
içine isteğe göre bal ilave ederek buzdolabında saklayın.iki gün sabah ve akşam akşam olmak üzere
günde iki kez tok karnına birer bardak için.istediğiniz zaman yeniden hazırlayın..
FAYDALARI:
ananas enerji verir,sindirimi sağlar,yağ yakar.
ceviz yağı b1,b2,c,e,a ve k vştaminlerini içerir.kanı temizler.
kansızlığa,verem ve şeker hastalığına iyi gelir.afrodizyak etkisi vardır.
ZİHİN YORGUNLUĞUNU GİDEREN VE İDRAR YOLLARINI TEMİZLEYEN İKSİR
1kg çilek
1 bardak esmer şeker
50 gr soyulmuş badem
1 fincan meyve likörü
YAPILIŞI:
çilekleri yıkayıp dilimleyin.kavanoza bir kat şeker bir kat çilek olacak şekilde dizin ve bekletin.
bademleri öğütüp kavanoza ilave edin.üzerine likör ekleyin.buzdolabında iki gün bekletin.
dört gün boyunca günde 3 defa birer bardak için. istediğiniz zaman tekararlayın…
FAYDALARI:
çilek böbrekleri ve idrar yollarını temizler,diş etlerini güçlendirir,yüksek tansiyonu ve kolestrolü düşürür kansızlığa iyi geliri
badem zihin yorgunluğunu,böbrek ve mesane iltihabını, baş ve karaciğer ağrısını giderir.
HAFIZA GÜÇLENDİREN VE ÜLSERE FAYDALI İKSİR
1 demet maydanoz
yarım demet nane
2 havuç
3 kivi
5 limon
YAPILIŞI:
limon haricindeki tüm malzmeleri blendırdan geçirin.sonra içine limonları sıkın.buzdolabında bir gün bekletin
.bir hafta boyunca her gün tok karnına iki su bardağı için.
FAYDALARI:
havuç çocuklarda bağırsak kurtlarını düşürür.yetişkinlerde ülsere iyi gelir.
kivi c vitamini içerir,potasyum yönünden zengindir,hafıza güçlendirir.prostat ve meme kanserine iyi gelir.