a.) Soğuk havalarda cildimiz çok daha fazla nem kaybına uğrar. Bu nedenle de cilt susuz kaldığı için kurur.
b.) Aşırı cilt temizliği bu durumu daha da artırır. Çünkü bildiğimiz o duş jelleri ve sabunlar “emulgator” denilen bir katkı maddesi içerirler. Bunlar, temizlenen bölgedeki kirin ciltten uzaklaştırılmasını sağlar. Ancak bu maddeler aynı zamanda cildin kendine has yağlarını da yok etmektedirler. Cildin kendine öz yağları, nem kaybı ve zararlı etmenler açısından önemli bir koruma görevi üstlenmektedir. Bu nedenle de bu yağlar cilt açısından çok önemlidir. Bu durumda cildinizi gerektiğinden fazla kozmetik ürünüyle temizlemekten kaçınmalısınız. Özellikle de cildinizin kurumasına sebep olabilecek sabunlara dikkat etmelisiniz. Kullandığınız sabunun cildinize uygun olmasına özen göstermelisiniz.
c.) Yağ tabakası ince veya fazla gözenekli olduğunda, cilt daha fazla su kaybeder ve dolasıyla kurur.
d.) Ayrıca parfüm veya kozmetik madde içeren bazı özel malzemeler, cilt gözeneklerine daha kolay ulaşıp, cildi tahriş ederler.
e.) Rüzgar ve güneş gibi dış etkenlere maruz kalan cilt de daha fazla kurur.
f.) Cildiniz C, E ve F vitaminlerinin eksikliğinden dolayı da kuruyabilir.
g.) Cildin kurumasının başka bir nedeni de yaşlılıktır.
Önemli: Ciltte bu nedenlerden dolayı; çatlaklar oluşur, kaşıntı meydana gelir, kepekli bir doku gelişir, cilt pul pul olur, alerjiye yakalanma riski artar ve deri soyulması oluşur. Eğer ciltte bu tür belirtiler olmuşsa hemen çareyi nemlendirci kremlerde aramayın. Çünkü bazı nemlendirciler cildi daha da kurutabilir! Birçok bakım kremi yağ tabakasına zarar verecek maddeler içermektedir. Bu nedenle nemlendirici seçiminde dikkatli olmalısınız.
Cilt hücrelerinin içten su ile beslenebilmeleri için gün boyu en az 2,5 litre su veya bitki çayı için.
a.) Sıcak odalarda veya ortamlarda içi su dolu kaseler veya ıslak bezleri ısıtma sisteminin üzerine koymalısınız ki havadaki nem oranı artsın. Ayrıca odalarda bulunan bitkiler de havadaki nem oranını artırır.
b.) Günde en az bir kez duşun alın. Genelde iki günde bir banyo yapmak cilt için yeterli olabilir. Ancak cildin çok fazla su ile temas halinde olmaması gerekir. Aralarda, sabun kullanmadan sadece su ve bir lifle yıkanmaya özen göstermelisiniz.
c.) Duş yaparken kullanmak üzere en iyisi bebek sabunu alın. Bebek sabunları en fazla yağ içeren sabunlardır. Bu sayede temizlik sonrası cildin korunma tabakası normal şekilde oluşur.
d.) Cildinizi duş veya banyodan sonra mutlaka kremleyin. Banyo sonrasında aradan bir saat geçse bile kremlemeyi ihmal etmeyin.
e.) Özellikle parfüm, kimyasal ve byar maddeler içermeyen kremler kullanmaya özen gösterin.
f.) Solaryuma gitmeyin! Çünkü UV ışınları cildin kurumasına neden olmaktadır.
Yulaf ezmesi, cildin derinlemesine temizlenmesi ve siyah noktaların yok edilmesini sağlayan bir maskedir. Bu maske ayrıca cildin içinde dolaşan pislikleri temizleyip, cildin fazla yağlanmasını da engeller. Bu nedenle kuru ciltli kişiler tarafından pek fazla kullanılmamalıdır. Yulaf ezmesi maskesinin yapımı son derece basittir. Pişirdiğiniz yulafları süzdükten sonra, bunları geniş bir kabın içinde bir kaç dakika ezin. Hazırladığınız bu yulaf ezmesini yüzünüze sürdükten sonra 15 dakika kadar bekleyin. Daha sonra yüzünüzü ılık suyla temizleyin. Bu maskeyi vücudunuza da uygulayarak, şaşırtıcı sonuca ulaşabilirisiniz.
Bütün kanser türleri içinde cilt kanseri en sık görülenidir. Deri kanserinden korunmak için yapılması gereken güneşten korunmaktır. Güneşe aşırı maruz kalma (bronzlaşma dahil olmak üzere özellikle su toplaması ile seyreden ikinci derece güneş yanığı) deri kanserinin temel sebebidir
Cilt Kanserine Sebep Olan Diğer Faktörler
Daha az önemli faktörler tekrarlayan tıbbi ve endüstriyel X ışınlarına maruz kalma, yanık veya yara izi bırakarak iyileşen cilt hastalıkları, kömür katranı veya arsenik içeren maddelere mesleki olarak maruz kalma ve ailede cilt kanseri bulunmasıdır. Açık tene sahip olup güneş yanığı ihtimali fazla olan kişiler, daha yüksek riske sahiptir. Güneş ışınları deri kanserine sebep olan en önemli neden olduğundan en önemli koruyucu önlem güneşten kaçınmaktır.
Güneşin dünyaya en dik ulaştığı saatler olan saat 10.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşten korunun. Güneşin yeryüzüne dik ulaştığı saatlerde gölgeniz kendi boyunuzdan daha kısadır.
Açık renkli sıkı dokumalı koruyucu giysi ve geniş şapka kullanın.
Koruma faktörü en az 15 olan güneşten koruyucu kremler kullanın.
20 dakika güneşte kaldığında güneş yanığı geçiren bir kişi, 15 faktörlü bir güneşten koruyucu kullandığında 15 kat daha fazla süre (300 dakika) yanmadan güneşte kalabilir. Bununla beraber güneşten koruyucu kremler kullanarak da güneşte fazla kalınmamalıdır. Çünkü UVA gibi güneş ışınları ki bunlar derideki bağışıklık sistemi ve deri yaşlanmasında sorumludur, güneş koruyucular olsa da deriye ulaşabilir.
Güneşten koruyucu kullanımına çocukluk döneminde başlayın, çünkü yaşam boyu güneşe maruz kalmanın % 80′i 18 yaş altında olmaktadır. 6 ayın altındaki bebekler uzun süre güneşe maruz kalmamalı, eğer kalacaksa güneşten koruyucular kullanılmalıdır.
Erken tanı kesin tedavinin en önemli ilk adımıdır.
Derinizi belli aralıklarla muayene edin. Eğer benlerinizde büyüme değişiklik olursa, derinizde renk değişikliği ve iyileşmeyen yaralar varsa bir an önce Dermatoloji Uzmanına muayene olunuz.
Kanser öncesi deri bulguları
Aktinik keratozlar özellikle güneş ışınlarına aşırı maruz kalmış açık tenli kişilerin yüz, el sırtı ve kollarında rastlanılan küçük üzerleri pullu lekelerdir. Tedavi edilmezlerde deri kanserine dönebilir. Eğer erken evrede yakalanırsa buz tedavisi ile çıkartılabilir, kemoterapi ilaçları içeren krem veya losyonlar kullanılabilir, kimyasal peeling işlemi, dermabrasyon,laser tedavisi veya klasik cerrahi ile tedavi edilebilir. Güneşten koruyucular aktinik keratoz gelişimini engellerler.
Üç tip deri kanseri bulunmaktadır.
Bazal hücreli karsinoma-Bu kanser tipi genellikle deride küçük etli kabarıklık şeklinde sıklıkla yüz, boyun ve el sırtlarında ortaya çıkar. Ara sıra gövdede kırmızı yama tarzı alanlar şeklinde görülebilir. Daha sıklıkla açık tenli kişilerde görülür. Bu kansere yakalanan kişiler açık tenli ve renkli gözlüdür ve güneş yanığına eğilimlidir. Bu tümörler hızlı yayılmaz. 1-2 cm boyutuna ulaşmaları için aylar yıllar gerekir. Tedavi edilmezse; kanserli alan kanamaya başlar, üzeri kabuklanır. Zaman zaman iyileşip, zaman zaman tekrarlama özelliği gösterir. Bu kanser tipi nadiren metastaz (diğer organlara sıçrama) yapmasına rağmen, derinin altındaki kemiğe yayılabilir ve kanserli dokunun yakınındaki dokuları harap edebilir.
Squamöz Hücreli karsinoma - Bu deri kanseri deri de kabarıklıklar veya kırmızı kabuklu yaralar şeklinde ortaya çıkabilir. Squamöz hücreli Karsinoma açık tenli kişilerde en sık görülen ikinci kanser türüdür.Tipik olarak kulak, yüz, dudak ve ağızda görülür. Nadiren esmer kişilerde de görülebilir. Büyük kitleler oluşturabilir. Bazal hücreli karsinomanın tersine diğer organlara yayılabilir. Erken yakalandığında tedavi oranı yüksektir. Bazal hücreli karsinoma ve Squamöz hücreli karsinomada tedavi başarısı % 95 dir.
Melanom - Bütün deri kanserleri içinde en öldürücü olanıdır. Bazal hücreli ve squamöz hücreli karsinoma da olduğu gibi melanomda da erken tanı tedavi şansını arttırır.
Melanom melanin denen pigmenti (deriye rengini veren madde) üreten melanosit dediğimiz hücrelerde başlar. Melanin derimizin rengini verir ve güneşten kısmi olarak korur. Melanom hücreleri melanin üretmeye devam eder ve bu nedenle kanser alanı kahverengi veya siyahtır.Fakat melanom beyaz ve kırmızı da olabilir.
Melanom yayılma özelliği gösterdiğinden muhakkak tedavi edilmelidir. Melanom dikkat çekmeden hızla büyüyebilir. Genellikle bir ben olarak veya kahve renkli bir benin üzerinde veya yakınında ortaya çıkar. Vücudunuzdaki benlerin yerleşimi ve şeklinden haberdar olmalısınız ki, bunlar üzerinde olan değişiklikleri ve yeni ben çıkışını fark edebilesiniz. Yapabileceğiniz en önemli adım benlerinizde herhangi bir değişiklik saptadığınızda hemen bir Dermatoloji uzmanına muayene olmanızdır. Bu sayede derinizdeki melanom tedavi edilebilir aşamada iken yakalanmış olur. Aşırı güneşe maruz kalmaktan, özellikle güneş yanıklarından kaçınma açık tenli kişilerde melanomdan korunmanın en iyi yoludur. Melanomun kalıtsal özelliği de vardır. Ailesinde melanom olan kişilerin riski daha fazladır. Sıra dışı beni olanlar, çok sayıda beni olanlar melanom açısından yüksek riske sahiptir.
Koyu renkli tene sahip olmak melanoma olma riskini ortadan kaldırmaz. Esmer kişilerde de özellikle avuç içi, ayak tabanı, tırnak yatağı ve ağızda melanoma gelişebilir.
Melanom şüphesi oluşturabilecek bulgular:
kabuklanma, kanama, sızıntı, üzerinde kabarma, etrafındaki deriye doğru çıkıntı gösterme, kaşıntı, hassasiyet ve ağrı hissedilmesidir.
Cilt kanserlerine nasıl tanı konulur?
Deri biyopsisi kanserin tanısını koydurur. Erken tanı ve cerrahi tedavi şansını arttırır. Dermatoloji uzmanları kanseri erken yakalayabilmek için kişisel cilt muayenesinin önemine dikkat çekmektedir.
Derinizdeki çiller, benler ve koyu renkli alanları büyüklük, şekil ve renk değişikliği açısından gözlemleyin. Herhangi bir değişiklik saptadığınızda Dermatoloji Uzmanına başvurunuz.
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi’nde görevli dahiliye uzmanı Sebahattin Altıntaş, artan hava sıcaklıklarına karşı vatandaşları uyardı.
Güneş ışınlarının faydası olduğu kadar özellikle çocuk ve yaşlılara zarar verdiğini ifade eden Altıntaş, vücudun birçok yerinde olduğu gibi cilt üzerinde de olumsuz etkilerinin bulunduğunu söyledi.
Cilt kanserinin tek sebebinin güneş ışınları olmadığını ancak, cilt kanserinin gelişmesinde etkili olduğunu vurgulayan Dr. Sebahattin Altıntaş, “Cilt kanserinin tek sebebi güneş ışınları değildir. Burada yaş, genetik, sanayide kullanılan kimyevi maddeler gibi birçok faktör vardır. Güneş ışınlarına doğrudan maruz kalınması da cilt kanserini kolaylaştıran etkenlerden biridir. Bilhassa güneşin yoğun olduğu saatlerde vatandaşlara kesinlikle dışarı çıkmamalarını tavsiye ediyorum” dedi.
Altıntaş, güneşten korunmak için kullanılan kozmetik ürünlere de işaret ederek, “Bu tür kozmetik ürünler faydalı olabiliyor. Ancak kesinlikle şuurlu bir şekilde kullanılması gerekmektedir. Aksi takdirde olumsuz sonuçlar doğurabilir” diye konuştu.
Kadınlar geniş dekolteler giymeye bayılır. Belli bir yaştan sonra bacaklarını, kollarını beğenmeyip saklasalar bile, dekoltelerden hoşlanmaya devam ederler.
Boyun ve Dekolte Ele Verir !
Bir akrabam, tüm gençliği boyunca “boynum kalın” diyerek, ne kışın ne de yazın yakasız bluz giymemişti. Ancak yaşı ilerleyince rahatladı. Ona nedenini sorduğumda bana cevabı, “Boş vermişim dünyaya” oldu ve kahkahayı bastı. Aslında menopoz sıkıntıları, ateş basmaları, ani terleme nöbetlerinden sonra sıcağa tahammülü kalmamıştı ve nasıl göründüğü de, artık pek umurunda değil gibiydi…
Bence dekoltesi kırışmamıştı ve açık yakalı giysiler boynunu daha düzgün gösteriyordu. O da bu durumun keyfini çıkarıyordu! İşin aslına bakacak olursak, boynumuz genelde çok çabuk kırışır. Hatta yüzümüzden önce bize ihanet eder. Boyun derisi yüz derisinden daha ince ve daha hassastır. Güneşten inanılmaz derecede etkilenir. Öte yandan yüzümüze oranla çok daha fazla baskı altındadır. Gün boyunca kıvrılır, katlanır, şekilden şekile girer. Gece uyurken bile aynı baskı devam eder.
Dik durmak önemli
Gün boyunca başımızı eğeriz. Her türlü işi yaparken; okurken, yazarken, düşünürken, bilgisayar başında boynumuz daima öne doğru eğilir. Sonunda kat kat kırışır ve yatkın olanların gıdıları da büyür. Masa başında, saatlerce başımız öne eğik olarak çalışmak hem kırışıklık, hem de kireçlenme açısından sakıncalıdır. Siz en iyisi başınızı daima dik tutun. Bunu sağlamak için sırt ve omuzlarınızı da dik tutmanız gerekir ki, bu bütün duruşunuzu ve vücut dilinizi olumlu yönde etkiler.
Yatış şekline dikkat
Yüksek yastıklar yüzümüzün ve boynumuzun kırışmasına hatırı sayılır katkıda bulunur. Size tavsiyem, yastıksız ve sırt üstü yatmanız. Uykuda durmadan sağa sola dönerseniz cildinizde yastık izleri kalır. Bu izler zaman içinde yer edip kırışıklık haline gelir. Saten bir yastık kullanırsanız izler azalır ama yine de zamanla basınçtan oluşan çizgiler oluşabilir. Vücudunuzun şeklini alan visco yastıklar hem yüzünüzü hem boynunuzu katlanmaktan korur. Sırtüstü uyumak için, seyahatlerde kullanılan ve boyuna takılan şişme yastıkları da kullanabilirsiniz. En azından bir havluyu kıvırarak boynunuzun altına koyabilirsiniz. Bu önlemler hem sağa sola dönmenizi azaltır, hem omurganızı dinlendirir hem de boyun, dekolte ve yüzünüzde kat yerleri oluşmasını önler.
Güneş büyük düşman
Boyun ve dekoltemiz güneşte en kolay kuruyan, lekelenen ve kırışan bölgemizdir. Güneş ve aşırı solaryum etkisini ilk önce boyunda gösterir. Boyun derisi kısa sürede kalınlaşır, kabalaşır ve kırışır. İşin garip tarafı yüzümüze kat kat kremler süreriz ama birçoğumuz boyun ve özellikle dekoltemizi bu bakımdan mahrum ederiz. Oysa güneşten koruma, yüz temizleme ve nemlendirme adına yaptığımız her şeye hatta peeling’ler ve maskelere boyun ve üst dekoltemizin de ihtiyacı vardır. Geçen hafta araba kullanırken boynumuzun, dekoltemizin savunmasız bir halde güneşe maruz kaldığına hatta eşit olmayan bir şekilde tek taraflı yandığına değinmiştim.
Parfümler
Parfüm şişesini elimize aldığımızda ilk yaptığımız hemen boyun kenarlarına ve göğsümüze sıkmaktır. Oysa parfüm, güneşe karşı hassasiyetimizi ciddi ölçüde artırır. Özellikle yaz aylarında, boyun bölgesine parfüm sürmeyin. Boyun ve göğüsteki lekelerin çoğu parfümlerin eseridir. Geceleri parfüm sürdüğünüzde sabah duş almadan güneşe çıkmayın.
İnce uzun boyunlar daha şanslı
Boynumuzun doğal şekli kırışıklığın oluşumunda çok etkilidir. Kalın ve kısa boyunlarda çocukluktan itibaren, hafif yatay çizgiler oluşmaya başlar. Bu çizgiler giderek derinleşir. Hele çene küçükse boyunda şekil bozulmaları ve gıdı daha fazla dikkat çeker. İstenirse çene dolgu veya protezle büyütülüp kamufle edilebilir. Yuvarlak yüzlerin boynu genellikle kısadır. İnce, uzun boyunlar hareketten daha az etkilendikleri için daha geç kırışırlar ve bütün tedavilere daha iyi yanıt verirler.
Boyun gençleştirme
Boynumuzu gençleştirip güzelleştirmenin birçok yöntemi var. Ama her şeyden önce günlük bakım, yatış şekli ve güneşten koruma gelir. İhtiyaca göre birçok yöntemden yararlanılabilir. Estetik cerrahi, botox, dolgu teknikleri, ışık tedavisi (Foto IPL), Mikro Dermabrazyon, Karbossi Terapi, peeling çeşitleri gibi. Ancak bunların birçoğu için sonbaharı beklemek gerekiyor, bu konudaki ayrıntıları o zaman yazmak üzere erteliyorum. Botox veya dolguya ihtiyacınız varsa her mevsimde yararlanabilirsiniz. Masaj boyun için çok yararlıdır ve mevsimi olmayan etkili bir tedavidir. Masaja cilt pembeleşinceye kadar devam edilmeli, sonra maske veya kompres ile cildi dinlendirmeye geçebiliriz.
Boyun maskeleri
Yaz mevsiminde cildinizi tahriş etmeyecek, güneşe karşı hassasiyetinizi arttırmayacak bir boyun maskesi ile kompres önerebilirim…
Patates maskesi:
Pişmiş patatesi soyup ezdikten sonra bir yumurta sarısı, bir çay kaşığı bal, bir çay kaşığı zeytinyağı ekleyip bir lapa haline getirin. Bu karışımı bir sargı bezi veya tülbent içine koyup boynunuza sarın. Yüzünüz yuvarlak ise 20-30 dakika, ince ise 10-15 dakika kadar bekletin. Bu maskeyi haftada iki kere uygulayabilirsiniz.
Dinlendirici kompres:
Bir kabın yarısına soğuk süt koyup üzerini su ile doldurun. Yani yarısı süt yarısı su olan bir karışım hazırlayın. Sonra büyükçe bir pamuk parçası ile boynunuza birkaç kere kompres yapın. Ardından soğuk su ile yıkayın. Bu kompres anında etki eder. Boynunuz daha diri ve pürüzsüz görünür.
Antioksidanlar, hücrenin yapısında bozulmaya neden olan ve vücut enerji üretirken ortaya çıkan zararlı kimyasalların etkisini azaltarak sağlıklı bir cilt yapısını ve sağlıklı bir yaşlanmayı sağlıyor.
A, C ve E vitaminlerinin de antioksidan etkisi bulunuyor. İşte antioksidan özelliği yoğun olan, cilt ve vücut sağlığımız için mutlaka tüketmemiz gereken bazı besinler.
Sebzeler_
Somon Balığı:(E vitamini, Selenyum ve Çinko)
Ton Balığı:(E vitamini, Selenyum ve Çinko)
Alabalık:(E vitamini, Selenyum ve Çinko)
Alabalık:(E vitamini, Selenyum ve Çinko)
Ceviz, Fındık, Ayçekirdeği, Kabak: (E vitamini, Selenyum, Çinko ve Magnezyum)
Brokoli ve Domates: (E vitamini, C vitamini ve bol miktarda antioksidan)
Karpuz: (E vitamini, C vitamini, krom ve çinko)
Yeşil Biber: (C vitamini ve krom)
Havuç: (A vitamininin ön vitamini olan karoten ve C vitamini)
Ispanak: (C vitamini, flavanoid, antioksidanlar)
Tahıl Tohumları: (E vitamini, krom ve çinko)
Losyonlar yalnız cilt bakımı ve boyun bakımında değil bütün bir vücut bakımında kullanılır. Bu sütleri ayaklarınızdan başlayarak baldırlarınıza, dirseklere ve omuzlarınıza sürebilirsiniz. Losyonlar yani vücut sütleri sıvı ve akıcıdır. Cilt losyonu çabuk emer ve giysilerinizde iz bırakmazlar.
Acıbadem Yağı: Yatmadan önce cildinizi acıbadem yağı ile iyice ovun. Sabah ılık suyla duş alıp kurulanın.
Bademli Süt: Dört çorba kaşığı dövülmüş bademi yarım bardak sütün içine koyup ara sıra karıştırarak sekiz saat bekleyin. Sonra süzün şişeye boşaltıp buzdolabında saklayın. Cildi temizleyen ve nemlendiren bu sütü yüzünüze ve ellerinize sürebilirsiniz.Süzdüğünüz bademleri de atmayın. Elde ettiğiniz sütle cildinizi temizledikten sonra bu bademleri cildinizdeki ölü hücreleri temizlemek yani peeling yapmak için yüzünüze sürebilirsiniz.
Badem Sütü: 100 gram dövülmüş bademi bir litre madensuyuyla karıştırıp buzdolabında saklayın. Cildiniz için mükemmel bir losyondur.
Ellili yaşlara gelindiğinde cilt canlılığını ve tonusunu kaybetmeye başlar. Dermis tabakasındaki fibroblast isimli hücreler kollajen ve elastin ile cilt dolgunluğunu sağlar fakat zaman içinde fonksiyonlarını kaybetmeye başlar ve cilt sıkılığında azalma gözlenir. Düzensiz lekelenme tarzında renk değişiklikleri görülebilir. Dermatoloji kontrolünde şüpheli lekelerin cilt kanseri öncülü olabilen aktinik keratozlardan ayrılması gerekir. Yanaklar ve burunda rozase hastalığının kırmızımsı renk değişikliklerini görebilirsiniz. Dermatoloğunuz lazer tedavisine kadar uzanan seçeneklerden birini önerecektir.
Ağız çevresindeki çizgileri yumuşatmak, dudağa dolgunluk vermek, ağız çevresindeki erken kas kaybına bağlı durumlarda dolgu maddeleri uygulanabilir.
Bu dönemde güneş ışığına bağlı hasarın derecesine bağlı yüzeyel ve derin kimyasal peeling işlemi de uygulanabilir.
Sigara cildimizin kara sarı bir görünüm almasına neden olur. Bunu engellemek için
Yatmadan önce 1 armutun suyunu sıkıp yüzünüze iyice yedirin. Bu cildinizin normal cilt rengini almasına yardımcı olur.
Kestane balı çiğerlerinizin ve nefes yolarınızın temizlenmesine yardımcı olur.
Olgun yarım avokadoyu, 2 tatlı kaşığı bal ve yarım limon karıştırın. Ve yüzünüze uygulayın. 1 saat bekletin. Özellikle göz çevresine uygulayın. Sigaranın etkisiyle oluşan kırışıklıkların oluşmasını engeller.
Cilt Bakımı Armut Maskesi: Bir adet olgun armudu soyup cam bir kasenin içinde çatalla iyice ezin. kalın bir tabaka halinde yüzünüze sürün. 15 dakika bekledikten sonra cildinizi yıkayın. Armut maskesi cildi beslemek ve serinletmek, için ideal bir maskedir.
Ahududu Maskesi: Ahududu bol miktarda A vitamini içerdiği için cilde pürüzsüz ve kadife gibi bir görünüm kazandırır. Bir avuç dolusu ahududuyu cam bir kasenin içinde püre haleni gelene kadar ezin. Cildinizi temizledikten sonra ezilmiş ahududuyu cildinize uygulayın. 10 dakika beklettikten sonra cildinizi yıkayın.
Avokado Maskesi (Cilt Kırışıklıkları İçin): Bir tane avokadonun kabuklarını soyup çatalla ezin. İçine yarım tatlı kaşığı bal, bir tatlı kaşığı elma sirkesi ve bir tane çırpılmış yumurta sarısı ekleyip iyice karıştırın. Karıştırma sırasında içine üç yemek kaşığı zeytinyağını da yavaş yavaş ekleyin.
Yüzünüze, boynunuza ve dekolte bölgenize bol miktarda sürüp yarım saat bekleyin daha sonra bu bölgeleri ılık su ile yıkayın.Kırışıklıklar ve özellikle kuru ciltler için etkili bir maskedir. Ayrıca avokadoyu lapa halinde de tek başına cildinize kompres yaparak uygulayabilirsiniz. Hem cilt bakımınızı yapmış hem de kırışıklıklarınızın kaybolmasına yardımcı olmuş olursunuz.
Çilek Maskesi: Bir avuç dolusu çileği cam bir kasenin içinde püre haline gelene kadar çatal yardımı ile ezin ve yüzünüze sürün. (Eğer kuru bir cilde sahip iseniz pürenin içine birkaç damla badem yağı veya bir kaşık süt kreması katın.) 10 dakika bekledikten sonra cildinizi ılık su ile yıkayın. (Cilt Bakımınız için son derece faydalı ve etkilidir. Ancak alerjisi olan ciltler için önerilmez.)