Dinlendirici bir banyo
Malzemeler: Taze nane + tuz
Hazırlanışı: Yarım litre suyu kaynatın ve içine on adet taze nane yaprağını atıp on dakika dinlendirin. Ardından bu suyu süzerek ılık suyla dolu küvetin içine bir fincan tuzla beraber dökün.
Ne işe yarıyor: Nane rahatlatıcı, dinlendirici ve sakinleştirici etkisi kuvvetli olan bir bitki. Tuz ise peeling yapma özelliğiyle cildinizi ölü deri ve hücrelerden arındırır.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez ya da ihtiyaç hissettiğiniz an.
Kuru ciltlere süt banyosu
Malzemeler: Süt + tuz + bal
Hazırlanışı: Boş bir plastik su şişesinin içinde bir litre süt, bir fincan tuz ve yarım fincan balı çalkalayarak karıştırın. Ve bu köpükle vücudunuzu ovun, sonra durulayın.
Ne işe yarıyor: Süt banyosu derinlemesine temizler ama epidermisin hassasiyetine zarar vermediği için cildi kurutmaz. Tuz ölü derinin atılmasına yardımcı olur.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.
SELULİT
Seluliti oluşturan nedenlerin başında östrojen, doğum kontrol hapı, gebelik, sigara, hormonal bozukluklar, beslenmede doymuş yağ miktarının fazlalığı ve lenf sisteminin yetersizliği bulunuyor. Selulitten kurtulmak için birçok yönteme rastlamak mümkün. Bizim tercihimiz ise daha doğal ve daha kolay olan yöntemler.
Soyun şu portakal kabuğunu
Malzeme: Rezene + anason + biberiye
Hazırlanışı: Cildinizde oluşan portakal kabuğu görünümü artık canınıza tak etti. Öyleyse çok kolay hazırlanan bir karışımla sonunda selulitlere ‘elveda’ diyebilirsiniz. Bunun için sabahları, 1 litre suya 1 tatlı kaşığı rezene, bir tatlı kaşığı anason ve 1 tatlı kaşığı biberiye atın. Bu karışımı kısık ateşte 5 dakika kadar kaynattıktan sonra 10 dakika demlenmeye bırakın. Soğuyan karışımı gün boyunca bol limonla tüketin. Selülitlerinizin yok olduğunu ya da en azından gözle görünmeyecek kadar azaldığına şahit olacaksınız.
PAMUK GİBİ ELLER İÇİN….
Kuru ellere losyon
Malzemeler: Limon suyu + zeytinyağı
Hazırlanışı: Üç damla zeytinyağıyla bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı hemen ellerinize sürün. Yarım saat bekledikten sonra bir parça pamukla ellerinizi silin, ardından da yıkayın.
Ne işe yarıyor: Limon suyundaki C vitamini ellerdeki lekeler üzerinde etkili, ayrıca ölü hücreler üzerinde peeling işlevi yapar. Maskenin içindeki zeytinyağı da kuruluğu giderir ve cildi yumuşatır.
Ne zaman kullanmalı: Ellerinizin kuruduğunu hissettiğiniz her an kullanabilirsiniz. Örneğin, suyla uzun süre temas ettikten sonra…..
TIRNAKLAR DA BAKIM İSTER
Tırnaklar güneşlenme süresince kalınlaşır, şekil anlamında bozulur, kolayca kırılabilir veya pul pul dökülür. Bu esnada deri de değişir. Lavanta işte bu noktada imdadımıza yetişiyor. Tırnaklarınızın üzerine süreceğiniz lavanta yağı etkin bir koruma sağlayarak, sözünü ettiğimiz olumsuzlukları yaşamanıza engel olur.
EL MASKESİ
Maskeyi uygulamadan önce bir süre ellerinizi ılık suda yumuşatın. Ardından tırnaklarınızı 5 dakika boyunca ılık zeytinyağı ve 1 çay kaşığı balın içinde bekletin. Sonra da zeytin yağla ellerinize ve parmaklarınıza masaj yapın.
Cilt Bakımı Armut Maskesi: Bir adet olgun armudu soyup cam bir kasenin içinde çatalla iyice ezin. kalın bir tabaka halinde yüzünüze sürün. 15 dakika bekledikten sonra cildinizi yıkayın. Armut maskesi cildi beslemek ve serinletmek, için ideal bir maskedir.
Ahududu Maskesi: Ahududu bol miktarda A vitamini içerdiği için cilde pürüzsüz ve kadife gibi bir görünüm kazandırır. Bir avuç dolusu ahududuyu cam bir kasenin içinde püre haleni gelene kadar ezin. Cildinizi temizledikten sonra ezilmiş ahududuyu cildinize uygulayın. 10 dakika beklettikten sonra cildinizi yıkayın.
Avokado Maskesi (Cilt Kırışıklıkları İçin): Bir tane avokadonun kabuklarını soyup çatalla ezin. İçine yarım tatlı kaşığı bal, bir tatlı kaşığı elma sirkesi ve bir tane çırpılmış yumurta sarısı ekleyip iyice karıştırın. Karıştırma sırasında içine üç yemek kaşığı zeytinyağını da yavaş yavaş ekleyin.
Yüzünüze, boynunuza ve dekolte bölgenize bol miktarda sürüp yarım saat bekleyin daha sonra bu bölgeleri ılık su ile yıkayın.Kırışıklıklar ve özellikle kuru ciltler için etkili bir maskedir. Ayrıca avokadoyu lapa halinde de tek başına cildinize kompres yaparak uygulayabilirsiniz. Hem cilt bakımınızı yapmış hem de kırışıklıklarınızın kaybolmasına yardımcı olmuş olursunuz.
Çilek Maskesi: Bir avuç dolusu çileği cam bir kasenin içinde püre haline gelene kadar çatal yardımı ile ezin ve yüzünüze sürün. (Eğer kuru bir cilde sahip iseniz pürenin içine birkaç damla badem yağı veya bir kaşık süt kreması katın.) 10 dakika bekledikten sonra cildinizi ılık su ile yıkayın. (Cilt Bakımınız için son derece faydalı ve etkilidir. Ancak alerjisi olan ciltler için önerilmez.)
cildi temizlemek:
Her sabah: Yüzünüzü yatıştırıcı ve nemlendirici bir losyonla temizleyiniz vede alkollü olan losyonlardan kaçının.
Her akşam: Yüzünüzü ve boynunuzu temizleyici bir krem ile yıkayınız daha sonrasında ise ılık suyla durulayın ve yüzünüze bastırmadan hafifçe kurulayınız.
Göz çevrenizi bir göz makyajı temizleyicisi ile temizleyi unutmayın.
Cildi Nemlendirme ve Korumak.
Her sabah: Cildinizi beslemek; hava kirliliği, rüzgar ve güneşten korumak için koruma faktörlü bir nemlendirici kullanın.
Eğer fondöten veya pudra kullanacaksanız, nemlendiriciden sonra bir makyaj altı sürün, daha sonra makyajınıza geçin.
Göz çevrenizi bir göz çevresi kremi ile nemlendirin. ihmal etmeyin.
Yenilemek:
Her akşam: Bir anti-âge yani yaşlanmayı önleyici ürün kullanın. Bu ürünler, A, C, E vitaminleri ve hafif dozda AHA (meyve asitleri) içeren, cildi yenileyici ve besleyici bakımlardır. Erken yaşlanmaya karşı cildi güçlendirir ve korurlar. Ürünü gece yatmadan önce sürün çünkü cilt geceleri kendini daha iyi yeniler.
Yılda 2 kez (yaz ve kış sonlarında) canlandırıcı bir serum kürü uygulayın. Bu sayede cildiniz daha diri ve canlı olacaktır.
Hatırlatma ve uyarı)
Güzel bir cilde sahip olmak için her şeyden önce sağlıklı bir yaşam sürmek gerekir:
- Dengeli beslenin.
- Spor yapın.
- Düzenli uyuyun.
- Alkol, kahve, çay ve sigaradan uzak durunuz ve ihmal etmeyiniz.
cildi temizlemekle başlayınız :
Her sabah: yüzünüzü yatıştırıcı ve nemlendirici bir losyonla temizleyiniz ve alkollü losyonlardan kaçının
Her akşam: Yüzünüzü ve boynunuzu temizleyici bir krem ile yıkayınız v ede daha sonra Ilık suyla durulayın ve yüzünüze bastırmadan hafifçe kurulayınız.
Göz çevrenizi bir göz makyajı temizleyicisi ile temizleyin.
Nemlendirme ve Koruma yöntemleri :
Her sabah: Cildinizi beslemek; hava kirliliği, rüzgar ve güneşten korumak için koruma faktörlü bir nemlendirici kullanın.
Eğer fondöten veya pudra kullanacaksanız, nemlendiriciden sonra bir makyaj altı sürün, daha sonra makyajınıza geçin.
Göz çevrenizi bir göz çevresi kremi ile nemlendirin.
Her akşam: Nemlendiricinizi tekrar uygulayın.
Yenileme
Genç ciltlerde yenileyici bakımlara gerek yoktur.
Hatırlatma ve uyarı :
Güzel bir cilde sahip olmak için her şeyden önce sağlıklı bir yaşam sürmek gerekir:
- Dengeli beslenin.
- Spor yapmayı ıhmal etmeyiniz.
- Düzenli uyuyun ve uyku düzeni oluşturun.cilt için önemlidir.
- Alkol, kahve, çay ve sigaradan oldukça kaçınmalısınız önemlidir.
- Soğuk hava, rüzgar, kireçli su ve korunmasız güneşlenmekten uzak durunuz . bunları uygulamayı sağlayın.kolay gelsin.güzel cilt sizinde hakkınızdır unutmayın.
Yirmili yaşlarda cildiniz için yapabileceğiniz en önemli şey geniş spektrumlu (UVA ve UVB) güneşten koruyucu kullanmaktır. Hayatınız boyunca karşılaşacağınız güneş hasarının %80 ‘i 18 yaş öncesi olmaktadır. Bu alışkanlığın geliştirilmesi sadece güneşe bağlı erken yaşlanma değil, cilt kanserlerine karşı da koruyacaktır. Ergen dönemdeki kadar olmasa da bu yaşlarda çene bölgesinde belirgin olan hormonal akne sorunu için salisilik asit veya kükürtlü ürünler yenilerinin oluşmasının yanında eskileri de temizler.
Eğer sivilce izleri konusunda birşeyler yapılmasını isterseniz, sizin için uygun yöntemin belirlenmesi önemlidir. Aluminyum oksit kristalleri püskürtülerek yapılan mikrodermabrazyon hafif izler için uygulanabilir. Kimyasal peeling yani soyma işlemi de denenebilecek tedavi yöntemlerindendir. Daha derin izler için lazerler ve dolgu maddeleri de uygulanabilir.
Prof. Dr. Zeki Karagülle, kış hastalıklarından korunmanın en etkili yolunun banyo yapmak olduğunu söyledi ve evlerdeki banyoları ilaç gibi kullanmanın yollarını anlattı..
İstanbul Tıp Fakültesi Hidroklimatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle, kışa vücudumuzu hazırlamak için ilginç önerilerde bulundu. Prof. Dr. Karagülle, kışa nasıl bakımlı ve sağlıklı girilebileceğine dair sorularımızı yanıtladı:
* Kışın, neden vücudumuz hastalıklara daha açık olur?
İnsan organizması kış aylarında soğuğa adapte olmak için zorlandığından yorulur. Bu yorgunluk, bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur. Kardiyo vasküler sistem, solunum sistemi ve metabolizma bu uyum sırasında çok fazla yüklenir.
* Soğuk hava, başlı başına bir hastalık nedeni midir?
Donma gibi direkt soğuğa maruz kalmaya bağlı bazı hastalıklar vardır. Ama bunun dışındaki soğuk algınlığı, grip, zatürree gibi hastalıklar direkt soğuk nedeniyle ortaya çıkmaz. Hastalığı yapan soğuk değildir, virüsler ve bakterilerdir. Soğuk havayı solumak, solunum yollarını zedeleyebilir ancak hastalık yapmaz. Yani bilinenin aksine kışın dondurma yemek, soğukta yürümek gibi nedenlerle hastalanılmaz ve grip olunmaz. Hatta soğuk algınlığı bile bu nedenlerden olmaz. Kışın bulunduğumuz mekanları, bol bol havalandırmak gerekir.
DÜZENLİ SAUNAYA GİRİN!
* Kışı hiç hastalanmadan geçirmenin yolları nelerdir?
Vücudun uyumunu sağlamaktır. Ben bunun için hidroterapinin son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Araştırmalar, hidroterapi uygulayan kişilerin bağışıklık sisteminin güçlendiğini ve böylece daha az hastalandıklarını göstermiştir. Hidroterapi kavramının içine kaplıcalar, hamamlar ya da evde yapacağınız duşlar da girebilir. Ancak bir hafta sonu kaplıcaya girerek, bu etkiyi sağlayamazsınız. 4 hafta süreyle her hafta sonu gitmeniz gerekir. Termal destekten yararlanmak için belli bir zaman dilimi içinde tekrarlanan uyarılar olması gerekir. Hamama ya da saunaya gidilecekse, 2 günde bir ya da n-6 hafta sonu devamlı süreyle gidilmesi gereklidir. Güne başlarken ılık, gün bitiminde de sıcak su ile 20 dakikalık duş; yine vücudun soğuğa karşı uyumunu kolaylaştıracaktır. 35 derecenin altındaki sıcaklıklar uyarıcı, 35 derecenin üzerindekiler termal yani yatıştırıcı etki gösterir.
KAPLICA ÇOK ETKİLİ!
* Eve yorgun geldiğimizde, vücudumuzu nasıl bir banyo ile dinlendirebiliriz?
36-38 derecelik banyo suyu sıcaklığında alınan 20 dakikalık bir banyo, kesinlikle ruhsal ve fiziksel bir gevşeme yaratır. Ağrıları azaltır ve yorgunluğun getirdiği laktik asitin dokulardan uzaklaşılmasını sağlar. Uykusuzluk tedavisinde, bu ısıda yapılan bir banyo kullanılabilir. Ancak banyo süresinin 2 katı kadar bir süre mutlaka dinlenmek gerekir. Uyumadan önce 20 dakika süreyle bu ısıda alınacak bir banyonun ardından, n0 dakika dinlendikten sonra yatağa girmek uyumayı kolaylaştırır.
* Kaplıca banyosu, ilaç etkisi yaratır mı?
Evet. Hatta kimi zaman ilaçtan çok daha fazla etkilidir. Kaplıca suyunda diğer banyolara ek olarak bulunan mineraller pek çok hastalığın tedavisini sağladığı gibi, insan vücudunun hastalıklara karşı direnç göstermesini de etkiler. Ancak kaplıcanın etkisini görmek için düzenli aralıklarla yararlanmak gerekir. Haftada 3 gün, 6 ya da 9 hafta süreyle bu tedavi uygulanabilir. Ya da 6 hafta süreyle her hafta sonu gibi bir kür programı seçilebilir. Hamam ya da banyo uygulamaları için bir düzen oluşturmak ve bunları belirli aralıklarla uygulamak; en doğru olanıdır.
SONBAHAR HAMAM VAKTİ
* Hamamlar da, kaplıcalarla benzer etkiyi yapabilir mi?
Şehir hamamları ya da Türk hamamları aslında kaplıca ortamının şehir ortamına taşınması amacıyla ortaya çıkmıştır. Mimari olarak zaten Türk hamamlarıyla kaplıcalar birbirine benzer. Türkler’de, akan su kullanma alışkanlığı vardır. Hamamda göbek taşının yerinde, kaplıcada termal havuz bulunur. İkisi de termal uygulamalardır. Kaplıcaya gidemeyenlerin en azından vücutlarını güçlendirmek için hamamlardan yararlanmalarında büyük fayda vardır. Özellikle sonbahar, hamam kürü için ideal bir zamandır.
Akıp giden yılların bir kanıtı olarak yüzümüze yerleşen kırışıklıklara ‘dur’ demek artık hayal değil! Somon balığı sütünden elde edilen somon DNA’sı ile cildin kendini yenilediğini ve gençleştiğini belirten Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Neslihan Dolar, ekliyor:
“En etkili anti-aging yöntemlerden biri olan somon DNA’sı; hacminin 10 bin katı suyu tutarak, derinin nem dengesini sağlar. Yıpranan ve kuruyan ciltleri tedavi eder. Sarkma başlangıcındaki derin kırışıkları önler. Yılların birer kanıtı olan göz çevresinde oluşan kazayağı kırışıklıkların, gözaltı torbalarının, alındaki ve dudak kenarındaki çizgilerin oluşumunu önler.”
Yıllara meydan okuyan kadınların, kırışıklıkları somon sütüyle durdurabileceklerini belirten Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Neslihan Dolar; somon DNA’sı ile uygulanan mezolift (yüz gençleştirme) yöntemi hakkında bilgiler verdi:
DERİMİZ ABLUKA ALTINDA!
İnsan derisi, diğer tüm organlar gibi kronolojik olarak yaşlanır. Bu durum; zamana bağımlı bir süreç olup, kaçınılmazdır. Ancak diğer organlardan farklı olarak deri, doğrudan dış dünya ile karşı karşıyadır ve çevresel hasarın etkisiyle de yaşlanır. İnsan derisinin yaşlanmasında en önemli çevresel faktör de güneşten yayılan ultraviyole ışınlarıdır. Ultraviyole ışınları; üst tabakayı geçerek, derinin alt tabakasındaki yapısal elemanlara ulaşır. Burada birikim etkisiyle kalıcı değişikliklere neden olur.
Derinin yaşlanmasındaki bir diğer önemli çevresel faktör de sigara! Sigara; hem doğrudan cildi etkileyerek, hem de steroid metabolizmasıyla etkileşime girerek, dolaylı olarak etki gösterir. Sigara; serbest radikal oluşumunu uyarır ve güneş ışınlarının yaşlanma üzerine olan etkisini hızlandırır.
YERÇEKİMİNE YENİK ÜSTÜM BAŞIM!
Kısacası; dış etkenler, sigara, güneş ışınları ve stresin etkisi yaşlanmayı hızlandırır. Yaşlanan deride birtakım değişiklikler göze çarpar. Bunlardan en önemlisi; kuruluk, kırışıklık ve lekelerin artmasıdır. Kuruyan deri kırışır, kırışan deri de daha çok kurur ve bu durum bir kısır döngü halini alır. Yaşlanan deri aynı zamanda mat ve soluk bir görünüm alır, elastikiyeti azalır ve tonus (derinin sıkılığı) kaybı olur. Yerçekiminin etkisiyle de zamanla deride gevşeklik ve sarkma oluşur. Bunun dışında deri görüntüsünün bozulmasından kaynaklanan psikolojik problemler; kişinin sosyal ilişkilerini, işlerini, imajını ve sonuç olarak sağlığını etkileyebilir.
Deri yaşlandıkça, dokuların kan dolaşımı ve hücrelerin oksijenlenmesi azalır. Dolayısıyla hücrelere zarar veren serbest radikallerin ortamdan uzaklaştırılması zorlaşır. Yaşlanmanın etkisiyle birlikte DNA’da da bozulma gözlenir. Oysa DNA; hücrenin kopyalanmasını ve genetik materyalin yavru hücrelere geçişini sağlar. Tüm canlılarda aynı kimyasal yapıya sahiptir ve protein sentezini yönlendirir. Bir hücrenin gelişip, yaşamasını sağlayan olayları yönlendirir.
YILLAR DNA’YI DA BOZUYOR
Ancak yaşlanmanın etkisiyle hayati önem taşıyan DNA da zamanla bozulur ve bilgi aktarma, hücrenin kendini yenileme ile onarma yeteneği azalır. Yaşlanma sürecini belirleyen en önemli unsur; iç ve dış faktörlerden kaynaklanan DNA harabiyetidir. Yaşlılarda hücre yenilenmesi ve DNA onarım oranı azalır; böylece deri kanserinin gelişim riski de artar.
Oysa günümüz insanları artık yaşlanmayı sineye çekmek yerine, mücadele etmeyi tercih ediyor! İnsanların yaşam süresinin uzaması, görünüme verdiği önemin artması ile yaşlanma sürecini yavaşlatma ve geciktirme konusundaki çalışmalara sürekli yenileri ekleniyor.
SOMON BALIĞI YAŞLANMAYA KARŞI!
Tüm bu korkutucu süreçlerin önüne geçmek için anti-aging tedavi modelleri geliştirilmiştir. Bu anti-aging tedavi modelleri arasında son zamanlarda başarıyla uygulanan somon DNA’sı ile yıllara meydan okumak mümkün. Cildin yaşlanmasını önleyen mucize bir madde olan Somon DNA’sı ile uygulanan mezolift (yüz gençleştirme) yöntemi kırışıklıkları durduruyor! Günümüzde kırışıklıkların tedavisinde somon DNA’sı ile gerçekleştirilen mezolift yöntemi başarı ile kullanılıyor. Somon DNA’sı; stres, hava kirliliği, sigara, alkol ve güneşin zararlı ışınları ve geçen yılların ciltteki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmayı amaçlayan bir tedavi yöntemi. Hayli etkili sonuçlar alınabilen yöntemde; somon sütünden elde edilen ve insan DNA’sına çok benzeyen yüksek polimerize DNA kullanılır.
Somon balığının sütünden elde edilen ve insan DNA’sı ile aynı kimyasal yapıya sahip olan Somon DNA’sı; mezolift yöntemiyle deri içine verildiğinde, cilt kendini yeniler ve gençleşir. Çünkü DNA yüksek oranda su tutucudur; hacminin 10 bin katı suyu tutarak, derinin nem dengesini sağlamaya yardımcı olur. Unutmamak gerekir ki; derinin nemlendirilmesi, kırışıklığın önlenmesinde ilk ve en basit adımdır.
KAZAYAKLARINA, TORBALARA VE ÇİZGİLERE VEDA
Somon DNA’sının, güneşin zararlı UV ışınlarını absorbe etme kapasitesi de çok yüksektir; dolayısıyla güneş ve/veya sigara nedeniyle bozulan ve kuruyan ciltleri tedavi eder, derinin tekrar nemli, canlı ve parlak görünümünü kazanmasına yardımcı olur. Derinin tonusunu ve elastikiyetini artırarak sarkma başlangıcındaki derin kırışıklıkların önlenmesinde de kullanılır. Ciltteki yaşlanmayı geciktirir. Kırışıklıkları tıbbi anlamda tedavi eder. İnce ve kuru ciltlerdeki göz çevresinde oluşan kazayağı kırışıklıkları giderir. Alındaki yılların izlerini gösteren yatay çizgileri hafifletir. Kadınların korkulu rüyası gözaltı torbalarını ve yaşlanmanın belirtisi olan dudak kenarlarındaki çizgileri önlemeye yardımcı olur.
YAZ BİTİMİNDE SOMON DNA’SI İYİ GELİR
Somon DNA’sı; ince ve çok küçük iğneler yardımı ile mikrodolaşımı ve oksijenlenmeyi artıran maddelerle birlikte deri altına enjekte edilir. İşlem ağrısız olup, anestezi gerektirmez. 15-20 dakika süren seans sonrası kişi günlük aktivitesine devam edebilir. Seans aralıkları; kişinin cilt yaşı ve cilt tipine göre ayarlanmakla birlikte genellikle ayda bir veya iki defa uygulanır. Daha sonrasında ise üç ayda bir uygulama yapılır. Bazen cildin ihtiyacına göre kombine tedaviler de uygulanabilir. Somon DNA’sı uygulaması; rahatlıkla diğer tedavilerle birlikte yapılabilir.
İlk seanslardan itibaren deride canlı ve parlak görünüm fark edilmeye başlar, daha sonra zamanla DNA tamiriyle birlikte uzun vadeli kalıcı değişiklikler meydana gelir. Somon DNA’sı özellikle yazın nemli ve sıcak hava ile güneşten dolayı yıpranan cildin yenilenmesi amacıyla; 30 yaşından sonra kırışıklık, kuruluk, sarkma ve lekelenme problemi olan herkese güvenle kullanılabilir. Günümüzde anti-aging amaçlı kullanılan somon DNA’sı; uygun vakalarda, uzman ve deneyimli hekimler tarafından uygulandığı takdirde, son derece başarılı sonuçlar elde edilebilir.
Güzellik hemen her kültürde ve statüde kadının vazgeçilmezi… Güzellik salonları kadınlar için ikinci adres… Ancak yeterince parası ve zamanı olmayanlar için de mucizeler var. Hem de evde düşük maliyetli güzellik sırları.. Cilt bakımı, saç bakımı, vücut bakımı, manikür, pedikür ya da epilasyon kadının vazgeçilmez kürleridir.
İşte size evde bitkilerle yapabileceğiniz birkaç öneri…
MÜKEMMEL BİR VÜCUDUN SIRRI Güzellik Sırları
Fırçalayın: Banyoya girmeden önce selülit yumrularını azaltmak ve kan dolaşımını hızlandırmak için cildinizi fırçalayın.
Duştan zevk alın: Bir banyo yağı ile zenginleştirilmiş ılık küvette başınızı dinleyin ve cildinizi yumuşatın.
Cildinizi pürüzsüzleştirin: Küvetten çıktıktan sonra dizlerinizi, ayak topuklarınızı ve dirseklerinizi ovalayın.
Vücudunuzu nemlendirin: Ayak bilekleri gibi zor bölgelere nemlendirici kremle masaj yapın.
Ayak bakımı önemli: Meyve asitli kreminizi ayak topuklarınızdan parmaklarınıza kadar yedirin ve daha sonra pamuklu çorap giyin. Bu uygulama hem pedikürünüzün daha kalıcı olmasına hem de ayaklarınızın yumuşamasına yardımcı olacaktır.
5 ADIMDA YÜZ BAKIMI
Yüzünüzü temizleyin: Bir temizleme sütüyle cildinize uzun, yukarı doğru masaj yapın ve yüzünüzü durulayın.
Kan dolaşımını harekete geçirin: Ilık suyun içine bir miktar aromaterapik esans dökün ve karıştırın. Bu karışımı bir bez yardımıyla yüzünüze sürün. Bezle yüzünüze dört-beş kez baskı yapın. Böylece sirkülasyona yardım etmiş olursunuz.
Peeling yapın: Düzenli olarak uyguladığınız peeling, cildinizi aydınlatır ve uygulayacağınız tedaviyi hızlandırmak için hazırlar. Peeling ürünüyle dairesel hareketler yaparak nazik bir şekilde baskı uygulayın ve masaj yapın. Boynunuzu unutmayın. Ardından cildinizi suyla temizleyin.
Cildinizi maskeyle canlandırın: Yüz temizliğinin önemli bir bölümü maskedir. Özellikle kil özlü ürünler, tıkalı gözenekleri açarak cildi aydınlatmaya yardımcı olurken, su bazlıları ise cildi nemlendirir.
Yoğun bakım kremleriyle cildi sakinleştirin: Tüm bu uygulamaların ardından yağ ya da yoğun bakım kremleri cildinizi yumuşatmaya yardımcı olur.
SAÇLARDA KUSURSUZ IŞILTI
Doğru rengi seçin: Mükemmel bir sonuç için saç boyanız doğal saç renginizden en fazla iki ton açık olmalı.
Hazırlanın: Omuzlarınızı ve banyonuzun parkelerini lekelerden korumak için eski havlularla örtün.
Cildinizi koruyun: Saç diplerinize ve kulak çevrenize lekelerden korunmak için vazelin sürün.
Böl ve uygula: Saçınızı çeşitli bölümlere ayırarak çalışın, böylece her şey yolunda gider. Saçınızı yukarıda ve yüzünüzden uzak tutun.
Kremler: Saçınızı durulayın ve boyayla verilen cilayı uygulayın. Bu, saçınıza parlaklık katar. Boya sonrası bakım için renk koruyucu şampuan ve kremler idealdir.
BRONZ GÖRÜNMENİN ANAHTARI
Vücudunuzu lifleyin: Bronzlaştırıcı ürün kullanmadan lekelenmeleri önlemek için cildinizi bir fırça yardımıyla ovalayın.
Kremin içeri işlemesine izin verin: Bunu yapmazsanız, nemlendiriciniz kremin etkisini hafifletecektir.
Bronzlaştırıcınızı karıştırın: Ürünü derinlemesine masaj yaparak yedirin.
Lekeleri durdurun: Ayaklarınız ve parmaklarınızdaki otobronzan fazlalılıkları temizlemek için ıslak bir bez kullanın.
Cildinizi nemlendirin: Bronz rengi korumak için her gün nemlendirici kullanın.
Cilt tipinizi tanıyor musunuz
Yanlış bakımlar cilde zarar verebilir. Bu yüzden herhangi bir bakım uygulamadan önce cildinizi yeterince tanıyor olmanız önem taşır. Cilt tipinizi tespit etmenin oldukça basit bir yöntemi var.
Yüzünüzü 10 kez ılık suyla yıkayın. Daha sonra yüzünüzü hafifçe kurulayın ve böyle 30 dakika kadar bekleyin. Eğer cildiniz gerginleşiyorsa, kurudur. Kızarıyorsa, hassastır. Her iki seçenek de görülmüyorsa, bir kağıt mendili yüzünüze bastırın. Yağ kalıntıları görüyorsanız o zaman yağlı bir cildiniz var demektir. Yağ lekeleri sadece alın ve burunda belirginse, bu karma bir cilde sahip olduğunuzu gösterir.
Mükemmel Cilt Mükemmel ciltler
Parıldayan bir cilt için sadece kremlerin mucizeleri yeterli değil. Vücudunuzun doğal ritmine ayak uydurmanız, onun güzel görünmesine yardımcı olacaktır. Işıltılı bir cilde sahip olmak için uzmanların tavsiyelerine uymanız yeterli.
Erken uyuyun: Boşuna “güzellik uykusu” denmiyor. Eğer cildiniz günün stresinden sonra kendine gelemezse, kırışıklıklara karşı cilt bakımınıza ne kadar harcadığınızın önemini yitirdiği amansız bir savaşa girdiniz demektir. Hasarı düzeltmek için altı ila sekiz saat arasında bir zamana ihtiyacınız var.
Sakin olun: Stresin yaşlanma üzerinde büyük etkisi var. Stresin en büyük düşmanlarından biri ise yoga… Günlük birkaç basit hareket bile sirkülasyonu ve oksijen alışverişini düzenler, stresi azaltır.
Yo-yo diyeti yapmayın: 30’larınızda kilo verin ve yanaklarınızdan geri almayın. Çukur yanaklar yaşın göstergesidir, bu yüzden şiddetli kilo kayıplarından sakının.
Çok sıcak ya da çok soğuk ortama girmeyin: Cilt ekstrem şeyleri sevmez. Soğuktan sıcak bir eve girmek ya da klimalı bir ofisten öğle güneşine çıkmak cildinizi büyük bir strese sokar. Her çevre değişiminde cildiniz kendini yeni yere adapte etmek için büyük enerji harcar. l Tatlı isteğinize hakim olun: Aşırı çikolata yemek kırışıklık tehlikesini beraberinde getirir. Şeker, kalçamıza nasıl etki ediyorsa cildimize de aynı şekilde davranır. Yüksek şeker tarafından hasara uğratılan kolajenin vücuttan atılması 15 yıl sürer, o yüzden bugün şekeri keserseniz gelecekte genç bir cildiniz olur.
Cildinizi nemlendirin: Nem, cildi sulu ve dolgun tutmaya yarar. Yatak odanıza bir nemlendirici ya da geceleri radyatörünüzün üzerine ıslak bir havlu koyun.
Kırışıklıkları masajla yok edin: Lenf sirkülasyonunu harekete geçirmek ve cilt saflığınızı artırmak için cildinize masaj yapın.
Bitkiler, kirlenmeye karşı cildi korur: Bir NASA çalışması gösteriyor ki, 15 ev bitkisine sahip ortalama bir evde bitkiler hava kalitesini yükseltiyor.
Yürüyün, koşmayın: Yüksek etkili egzersizler sadece vücut için değil, aynı zamanda cilt için de streslidir. Bu yüzden yürüyüş ve oval hareketler daha yararlıdır.
Yeni yılda yeni bir hayat için öneriler
Yeni yıl öncesi, yaşamının bilançosunu yapanlardan mısınız? “Yeni bir hayat, yeni bir beden lazım” mı diyorsunuz? O halde Formsante dergisinde yer alan önerilere bir göz atın, ömrünüzü uzatın!
1- Kahkaha atmaktan çekinmeyin: Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre, gülmek insan ömrünü ortalama 7 yıl uzatıyor.
2- Haftada 5 kez bir avuç fındık yiyin: Öğün aralarında fındık atıştırmayı adet edinenler, yaşam sürelerine 2 yıl 9 ayı ekleyebiliyor. Bunu California’daki Loma Linda Üniversitesi araştırmacıları söylüyor. Çünkü fındıktaki antioksidan seviyesi çok yüksek…
3- Biraz cilveli olun: Yılda 150 kez seks yapmanın insan ömrüne 8 yıl eklendiği hesaplanmış. İsrailli araştırmacılar, iyi bir seks yaşamına sahip olan kadınların sağlık harcamalarının daha az olduğunu tespit etmiş.
4- Kendinize güvenin: Hayvanlar üzerinde yapılan bir deney, utangaçlığın ömrü kısaltabileceğini ortaya koydu. Alışkanlıklarından farklı, yeni bir şeyle karşılaştıklarında kendilerine güvenen farelerin, diğerlerine göre yüzde 20 daha uzun yaşadığı gözlemlenmiş. Şansınızı denemek konusunda cesur davranırsanız, daha iyi işler bulabilir ve daha mutlu bir yaşam sürebilirsiniz.
5- Dumandan uzak durun: Bristol Üniversitesi araştırmacıları, “Reddettiğiniz her sigara, 11 dakika daha fazla nefes almanızı sağlıyor” diyor. Sigarayı tamamen bırakmanın da ömrü ortalama 5 yıl uzattığı söylenenler arasında…
6- Bardağın dolu tarafını görün: ABD’nin saygın sağlık kurumlarından Mayo Clinic uzmanları, iyimserlerin genç ölme ihtimalinin, kötümserlere oranla yüzde 50 oranında azaldığını söylüyor. Bunun sebebinin de muhtemelen iyimserlerin düşük tansiyon ve stres düzeyine sahip olmaları…
7- Şekerleme yapın: Yapılan araştırmalar, öğleden sonra yapılan şekerlemenin, kalp krizi geçirme riskini yüzde 34 azalttığını ortaya koydu. Bunun bir diğer kanıtı da “siesta”sıyla ünlü İspanya’da kadınların, diğer Avrupa ülkelerindeki hemcinslerine göre 3 yıl daha uzun yaşamaları…
8- Yeni arkadaşlar edinin: Avustralya’daki Flinders Üniversitesi uzmanları, iyi arkadaşlıkların insan yaşamını 10 yıl kadar uzatabildiğini söylüyor. Sıkıcı bir sosyal hayatınız varsa, harekete geçmenin tam zamanı!
9- Mesai saatlerini azaltın: Haftada 51 saatten fazla çalışıyorsanız, bilin ki yüksek tansiyon ve dolayısıyla beyin kanaması riskiniz yüzde 25 artıyor. Bu da ömrünüzden 3 yıl çalıyor. Araştırmalar, en sağlıklısının haftada 39 saat ve bunun altında çalışmak olduğunu gösteriyor.
10- Kırlara koşun: Atina Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmanın sonucuna göre, kır yaşamını sevenler, kenti tercih edenlerden ortalama 8 yıl daha uzun yaşıyor.
11- Fazla kilolardan kurtulun: Uzmanlar, ideal kilonuzun üzerinde taşıdığınız her kilonun, ömrünüzden 36 gün çaldığını söylüyor. Küçümsenecek bir rakam değil!
12- Duygularınızı açığa çıkarın: Yapılan araştırmalar, Akdeniz havzasında en uzun ömürlü insanların Yunanistan’ın Simi Adası’nda yaşadığını gösteriyor. Uzmanlar bunu, Simi’dekilerin duygularını rahatlıkla ifade etmesine bağlıyor.
13- Bir iyilik yapın: Çok sevdiğiniz birine yardımcı olabilmek, sizde olumlu duygular uyandıracak. Bu da artı 5 yıl demek!
14- Tuzu azaltın: Tuzu üçte bir oranında azaltmanız, yaşamınızı 7 yıl uzatmanız anlamına geliyor. Tadından vazgeçemiyorsanız, sodyumu azaltılmış tuzları tercih edebilirsiniz.
Etiketler: cilt bakımı, güzellik sırları, saç bakımı
Birçok kişinin ortak sorunu olan ayak kokusunu yenmek aslında oldukça kolay ve pratik.
Aşağıdaki ipuçları sayesinde ayak kokusundan kısa sürede kurtulabileceksiniz.
Ilık suya birkaç damla elma sirkesi dökerek ayaklarınızı bu suda günde 2-3 kere dinlendirin.
Ayakkabılarınızın içine ve çoraplarınıza karbonat dökün.
Turp suyuna 1/4 tatlı kaşığı gliserin ekleyin ve boş bir sprey şişesine dökerek ayaklarınıza sıkın.
Etiketler: Ayak Bakımı, ayak kokusu, ayak kokusuna çözüm
Topuk çatlağını önlemek ve gidermek için mutlaka deneyin…
4 tatlı kaşığı vazalini benmari usulu eritin içine
1 çay kaşığı hindistan cevizi yağı
1 çay kaşıgı zeytin yağı
1 tatlı kaşığı alovera yağı
ekleyip karıştırın. Akşam yatmadan topuklarınaza sürüp çorap giyin.
Topuk Kremi
1 fincan vazelin kremi
5 adet dövülmüş aspirin
Yarım limon
Tüm malzemeyi karıştırın. Yarım kova suya deniz tuzu koyup ayaklarınızı yarım saat bekletin. Ayaklarınızı kuruladıktan sonra yukarıdaki karışımı ayaklarımıza sürün.
Şimdiden geçmiş olsun
Etiketler: doğal topic kremi, topuk çatlakları için krem, topuk kremi