Zayiflama, Guzellik

msgbartop
msgbarbottom

ÖDEM ATICI ŞİFALI BİTKİLER

Vücudun su toplaması iç organlarda,kalp,karaciğer veya böbreklerde bir bozukluğun olduğunu gösterir.Vücut normalin üzerinde suyu tutar ve karın,bacaklar,yüz şişer.Aslında alınan su,idrar ve ter yoluyla dışarı atılmalıdır.İç organların hangisinde bozukluk olduğu hemen teşhis ettirilip,tedavisi yapılmalıdır.
Şişme görülünce,su ve sulu şeyler hemen azaltılmalı,tuz çok azaltılmalı.Terlemeyi ve idrarı artıran yiyecekler kereviz,maydanoz,tere,soğan,sarımsak,dut,çilek fazlaca yemeli.Gıda olarak süt kesiği,beyaz tuzsuz peynir yenmelidir.
Sık sık şişme görülen şahıslar zaman zaman sistemli perhiz yapmalıdır.Her 3 ayda bir 7 günlük perhiz tavsiye olunur.Bu 7 günün 2-3 gününü hiçbir şey yemeden(oruç) geçirmeye çalışmalıdır;diğer günlerde çok hafif yemelidir.
Halk doktorlarınca,su toplanmasına karşı etkin tavsiyeler vardır,bunlar aşağıda belirtilmiştir.
Su toplama bacaklarda görülürse,bu hal kalp bozukluğunu gösterir.
Bunun için tavsiyeler:
a)Keten tohumu çayı:250g. suya 4 kaşık keten tohumu konur,10-15 dakika kaynatılır,sonra 1 saat demlemeye bırakılır.Bu sudan her iki saatte bir 1 çay bardağı sıcak sıcak içilir.Fazla içmenin faydası yoktur.2-3 hafta içersinde faydası görülmeye başlar.(Bu tedavi sırasında terleme olması tercih olunur.)
b)Yukarıdaki tedavi yanında günde 1 kahve kaşığı tartarik asit(krem tartrat) 1 fincan suda eritilerek içilmelidir.tedavide çok faydası olur.
Vücudun diğer yerlerindeki şişikler ve mesela yüzdeki şişmeler böbrek çalışmasının bozukluğundan olur.Karında da şişme çok olur.
Bunlar için şu tedaviler tavsiye olunur.
a)Ballı maydanoz çayı hazırlanışı: 1 bağ taze maydanoz alınır,çok ince kıyılır,toprak bir kaba konur,üzerine 250g. çiğ süt konur ve orta sıcaklıkta bir fırına konur.Süt kaynamamalı,yavaş yavaş süt içmeli ve süt yarı kalana kadar bir fırında bırakmalı,sonra çıkarmalı ve bir torbada sıkılarak,süzülmelidir.Gündüzün her 2 saatte bir bu sütten 2 kahve kaşığı içmelidir.Bu çok iyi idrar söktürür,bu sebeple haftada 2-3 günden fazla içmemelidir.Bu tedavi ile her nevi su toplamasının tamamen geçirildiği söyleniyor.
b)Kendir çiçeği çayı: 1 çay bardağı kaynar suya 1 kahve kaşığı kendir çiçeği konur ve gündüz vakti 2-3 saatte bir bardak içilir.Su toplamaya karşı çok faydalıdır.
c)Isırgan kökü çayı: 1 su bardağı sıcak suya,kıyılarak kurutulmuş ısırgan kökünden 2 tatlı kaşığı konur ve 10 dakika demlenir.Günde bundan 2 su bardağı içilir.Bu çay şişmelerde çok fayda verir.
d)Fasulye köken külü çayı: Yer veya sırık fasulyenin kökeni kurutulup bir teneke üzerinde yakılır ve elde olunan kül şişe içinde saklanır;1 çay bardağına 1 tatlı kaşığı kül ve onun üzerine de 1 fincan sirke konup çalkalanır.15 dakika dinlendikten sonra sirke ayrı bir bardağa boşaltılır ve üzerine 1-2 fincan havuç suyu konarak içilir.Bu külün su şişmelerinde çok faylı olduğu bildiriliyor.
e)Karışım çayı:Kurutularak ufalanmış akhuş ağacı yaprağı ile yine kurutulmuş pelinden birer tatlı kaşığı alınır ve 1 su bardağı kaynar suya konur,yarım saat demlenir,sonra süzülür,Günde bu sudan 3 çay bardağı içilir.
Bu çay su toplamalara karşı koruyucu olarak veya şişmenin henüz başlangıcında çok fayda verir.

Etiketler: , , ,

SİNİR HASTALIKLARI İÇİN ŞİFALI BİTKİLER

Sinir bozuklukları çok çeşitlidir.Önce sinirleri yıpratan düşünceler giderilmelidir.Aşağıdaki tavsiyeler çok fayda vermektedir;
 Sinirlerin yorgun ve ruhen tükenme halindeki kimseler her gece küvete ılık su koyup,içersine 1 kg. tuz eritmeli ve 15 dakika bu suda yattıktan sonra kurulanıp yatağa yatmalıdırlar.Bu banyoya ilaveten aşağıdaki içeceklerden biri alınmalıdır.
Ayçiçeği Çayı:
Ayçiçeğinin taneleri ve kuru yaprağı kullanılır.Bu çay sinir rahatsızlıkları ile beraber boğaz ağrısı,bronşit ve akciğer rahatsızlıklarını da geçirir.250 gr suya 1 tatlı kaşığı ayçiçeği çekirdeği ezilerek konur, ayrıca kıyılmış 1 tatlı kaşığı kuru yaprak katılır ve yarım saat orta ateşte kaynatılır ve soğutulup süzülür ve şeker katarak yatarken içilir.Sinirleri tamir eder.
Sarımsaklı Süt:
1 diş sarımsak ezilir ve 1 su bardağı süte konarak kaynatılır ve sıcak sıcak içilerek yatılır.
Beş Önemli Karışım:
Bu 5 çay sinir rahatsızlıklarında çok fayda verir.
1.Çay:
Kediotu kökü 1 tutam
Papatya        1 tutam
Nane                    1tutam
Kimyon         1 tutam
Fesleğen       1 tutam
Bunlar dövülüp karıştırılır ve 1 su bardağı kaynar suya 1 kahve kaşığı konur 15 dakika demlenir ve süzülür.Sabah ve akşam yarımşar bardak içilir.
II.Çay:
Kediotu kökü      1 tutam
Arslan kuyruğu otu 1 tutam
Kimyon              1 tutam
İyice dövülüp karıştırılır ve 1 bardak sıcak suya 1 kahve kaşığı konur.15 dakika demlenip süzülür.Günde 3 defa yarımşar su bardağı içilir.Bilhassa sinirlerin çok hassas olduğu ve çarpıntısı olanlara çok fayda verir.
III.Çay:
Nane                 2 tutam
Kediotu kökü      1 tutam
Su tırfılı             2 tutam
Kimyon              1 tutam
Karıştırılıp dövülür.! Bardak sıcak suya 1 kahve kaşığı konur.15 dakika demlenip süzülür.Gündüz ve gece yatmadan önce bundan yarım su bardağı içilir.Sinirleri çok hassas, dikkatini toplayamayanlara ve uyuyamayanlara çok fayda verir.
IV.Çay:
Kediotu Kökü             2 tutam
Papatya                    3 tutam
Kimyon                     3 Tutam
İyice karıştırılıp dövülür.Yukarıdaki gibi hazırlanır ve bilhassa sinir bozukluğu sonucu uyuyamayanlara tavsiye olunur.Tatlandırılmak için bal konabilir.
V.Çay:
Nane                 1 Tutam
Kediotu             1 tutam
Su tırfılı             1 tutam
Yukarıdaki gibi Kullanılır.
BANYOLAR:
Kalp sağlam ise, sinirleri dinlendirmek için şu banyolar tavsiye olunur.
1.Çam Yaprağı Banyosu
1 kg. Çam yaprağı 5 litre suda yarım saat kaynatılır ve 12 saat demlenmeye bırakılır, sonra sulu küvete  dökülüp yatılır.Her nevi sinir yorgunluğuna çok iyi gelir ve zamanla sinirleri kuvvetlendirir.Aynı banyo romatizmaya da iyi gelir.
II.Kediotu kökü banyosu:
Çam gibi hazırlanır.Bu banyo da, her nevi sinir bozukluğu ve uykusuzluğa iyi gelir.
III.Lavanta Banyosu:
0,5 kg. Lavanta seyrek bir torba içinde küvete konur ve biraz sonra  içerisine yatılır.Sinir bozuklukları, romatizma ve kas kramplarına çok iyi gelir.
IV. Kimyon banyosu:
5 litre suda 0,5 kimyon yarım saat kaynatılır.Sonra küvete süzülür ve yatılır.Çok iyi sükunet kazandırır.
Sinirli Çocukları Kuvvetlendirmek için:
Çocuklardaki sinirlilik zafiyetten ileri geliyorsa, şu karışım çok fayda verir.
Papatya                    1 tutam (ağırlık olarak)
Gül hatmi kökü           2 tutam
Meyan kökü               2 tutam
Ayrık kökü                 2 tutam
Yulaf                        2 tutam
Hepsi iyi karıştırılıp ince dövülür.Bunda 1 bardak suya 2 kahve kaşığı konur ve 10 dakika kaynatılır.Sonra süzülür, bal konur.Bundan günde 3 defa birer kahve kaşığı içilir.
Tedaviye uzunca süre devam olunabilir.

Etiketler: , , , ,

DR.ÖMER COŞKUN HORMON BOZUKLUĞUNA ŞİFALI BİTKİLER

Dr.Ömer coşkun katıldığı televizyon proğramında izleyiciden gelen bir soru üzerine;proloktin hormon yüksekliği,polikistik over sendromu,adet görememe ve göğüsten süt gelmesi ile ilgili şikayeti üzerine faydalı bitkisel tavsiyelerde bulundu.

1 bardak yoğurt otu suyu içilecek aynı zamanda sabah,öğle,akşam ruşeym tüketilecek.

Bütün hormon dengesi için en şifalı bitki hayıt tohumudur. Hayıt tohumunu bir bardak sıcak suya 1 tatlı kaşığı koyup 10 dakika demleyip sabah akşam içmesi ve bu küre 6 ay süreyle devam etmesi gerekir. Veya hayıt suyu kullanabilir. Hayıt suyu daha etkilidir.Sabah akşam bir kapak hayıt suyu tüketirse kana doğrudan karışır.

Etiketler: , , , , ,

VARİS TEDAVİSİNDE KULLANILAN ŞİFALI BİTKİLER

Her gün 2-3 diş sarımsak yemelidir.
1 litre kaynar suya çoban çantası,yabani hindiba kök,şahtere,ökse veya  asma yaprağından birisinden 20g. konur,30 dakika demlenip süzülür,günde 3-4 bardak içilir.

Etiketler: , , , ,

spastik engelli çocuklar için şifalı bitkiler

Kanal 7′de yayınlanan ikballe şifalı yemekler proğramına telefonla katılan bir izleyicinin dr.Ömer Coşkun’a sorusu şöyleydi.Sayın Hocam benim 10 yaşında spastik engelli bir çocuğum var.Doktorlara gittik bir sonuç alamadık sizin önereceğiniz şifalı bitkiler var mı?

Cevap:İnşallah şu sayacağım bitkileri 6 ay boyunca uygulayacağınız taktirde şifa bulursunuz. 1 aya kadar herhangi bir sonuç alamazsınız ancak 21 gün veya 1 ay kullandıktan sonra faydalarını görmeye başlarsınız.

Ökse otu,tırnak otu, karabaş otu,oğul otu beyinin ihtiyacı olan bitkilerdir. Bunlar olmadan beyindeki nöronların ihtiyacı karşılanmaz. Ayrıca tıbbın verdiği ilaçlara devam edilecek. Ama daha çok nöbetler,epilepsi olmasın diye kan sulandırıcı ilaçlar veriliyor. Bunun dışında malesef netice alınan ilaçlar yok.
Bu yukarıda saydığımız bitkileri 6 ay boyunca kullandığı taktirde Allah’ın izniyle yani Allah iyileşmesini murat etmişse şifa bulur. Tedbir sizden taktir Allah’tan…

Etiketler: , , , , ,

albumin yüksekliği için şifali bitkiler

1 Litre suya 20g. Mısır püskülü(kuru veya yaş) veya 15g. Atkuyruğu bitkisi veya 20g. Ayrık kökü konur,10 dakika kaynatılır,30 dakika demlenir ve su yerine içilir.
albumin yüksekliğialbumin eksikliğialbumin düşüklüğü

Etiketler: , , , ,

BEL BOYUN OMUZ AĞRISI VE TÜM VÜCUT AĞRILARI İÇİN ŞİFALI BİTKİLER

Bel,boyun,omuz veya diğer yaygın vücut ağrılarından kurtulmak, aslında çok zor değil. Günlük hayatımızı oldukça zora sokan bu durumdan kurtulmak için, çok faydalı bir kaç şifalı bitkiden bahsetmek istiyoruz sizlere….
Kullanım şekilleri ; Bel, boyun, omuz, kol ve eklem ağrılarına bitkisel tedavi şifalı bitkilerden, aç karına sabah, öğle, aksam, yatarken, çay Gibi demletilir, 2 - 3 bardak balla içilir. Öğütülür bal ile macun yapılır, 1 - 2 tatlı kasığı yenir, Damıtılmış bitki suyu birer kahve fincanı içilir. 5 gram bitki yağı, 15 - 20 gram damıtılmış bitki suyu, Bal ile tatlandırılır çalkalanır hülasa olarak içilir. Yağı ile masaj yapılır. Abanoz ağacı (Hint) : Ağacı öğütülür, çayı içilir.
Abdüssalib (kekik otu) : 10 gramının çayı içilir.
Acı bakla (Yahudi baklası) : Sirke ve balla kaynatılarak, lapası sarılır.
Acı nane: Çayı içilir.
Acı yonca (su yoncası) : Nane ve kedi otu ile karıştırılır, çayı içilir.
Ada çayı: Çayı içilir. Dikkat! Çok miktarda alınırsa zehirleyebilir.
Adamotu: Kökü kazınır su ile içilir.
Ayı üzümü (it üzümü) : Üzümleri zeytinyağı ve sirke ile lapa yapılarak sarılır.
Aynı sefa (suni çiçeği) : Çiçeklerinin çayı içilir.
Badem ve yağı: Yenir, ayrıca yağı bal ve sekerle karıştırılır, hem içilir, hem sürülür.
Bahçe şebboyu: Koklanır.
Bal: Yenir, şifalı bitkilerle macun yapılır, şerbeti içilir. Merhem gibi sürülür.
Banotu: Çayı içilir.
Bas derbendi: Yaprakları yakı gibi kullanılır.
Beyaz çöpleme: Kökleri sökülür, yıkanır, temizlenir, gölgede kurutulur, kazınıp toz halinde yenir.
Biber ve fidesi: Her yemekten sonra yenir.
Biberiye (kuşdili) : Yağı, masaj yağı olarak kullanılır.
Bolda: Çayı içilir.
Böğürtlen: Meyve ve tohumlarının çayı içilir.
Büyük ebegümeci: Çayı içilir.
Çadır kuşağı: Bal ve arpa suyu ile içilir.
Çam sakızı: Yenir.
Çörek otu: Macunu yenir. 5 gram yağı içilir. 5 gram su ile yutulur. Yağı sürülür veya sarılır.
Çuha çiçeği: 15 gram tohum, yaprak ve çiçeklerinin çayı içilir.
Darı (akdarı) : Suyu ile banyo yapılır.
Defne ağacı ve yemişi: Macunu yenir.
Diş budak ağacı: Çayı içilir.
Dişotu (kürdan otu) : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
Ermeni safi: Lapası sarılır.
Askın: Suyu ve çayı içilir.
Farekulağı (sülük otu) : Çayı içilir. Yağı sürülür veya sarılır. .
Gül yağı : Zeytin yağı veya susam yağı ile karıştırılır masaj yapılır.
Hardal (siyah) : Macunu yenir. Hülasası içilir. Yağı sürülür veya sarılır.
Hatmi çiçeği (gülhatmi) : Lapası sarılır.
Havlıcan: Çayı içilir. Havuç: Yenir.
Halile (kara ve sarı) : Macunu yenir.
Hurma parmağı: Koklanır. Hindistan cevizi: Yağı sürülür veya sarılır.
Kantaron (sarı) : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı sürülür veya sarılır.
Karabiber: Zeytinyağı ile kaynatılarak içilir.
Karabiber yağı: Ağrıyan yere masaj yapılır.
Katırkuyruğu: Çayı içilir. Katırtırnağı: Çiçeğinin çayı içilir.
Kavak: Kurutulmuş dal ve gövde kabuklarının çayı içilir.
Kedi otu: Güneşte kurutulur, Macunu yenir. Çayı içilir.
Kekik: Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı sürülür veya sarılır.
Kereviz: Dalları, yaprakları, tohumu ve kökünün çayı içilir.
Keten tohumu: Unu bulamaç haline getirilir, vücuda sarılır.
Kurt (kaplanboğan otu) : Çayı içilir. Dikkat! Çok miktarda alınırsa zehirleyebilir.
Kurtayağı: Çayı içilir.
Kurtpençesi (yılan kökü) : Kökünün kabuğu yenir.
Kus üzümü: Sedef çiçeği ile lapası sarılır.
Kuşburnu (yabani gül) : Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
Kuyruk yağı: Esit miktarda, karabiber ve balla macun yapılır sarılır.
Kuzgun ayağı: Macunu yenir.
Küçük kuruta: 24 gramı, 360 gram keçi sütü ile pişirilip içilir.
Limon: Yağı sürülür veya sarılır.
Misvak: Parçalanır, zeytinyağı ile kaynatılır, süzülür, masaj yağı gibi kullanılır.
Mürsafi: Sirke ile lapası sarılır.
Mürver ağacı: Çiçeğinin lapası sarılır.
Nane: Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı sürülür veya sarılır.
Nar: Çiçeği, suyu, kabuğu, kullanılır
Oğulotu (melisa) : Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı sürülür veya sarılır.
Öd ağacı (udi hindi) : Tozundan 3 gram bir fincan zeytinyağı içine aksamdan konur. Sabahları aç Karına içilir.
Pancar: Yapraklarından yapılan yemekler yenir.
Papatya: Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı sürülür veya sarılır.
Pelesenk ağacı: Çayı içilir.
Safran: Çayı içilir.
Sarımsak: Ezilir, suyu içilir. Kokmaması için sirkenin içinde bekletilir.
Sarımsak yağı: Yağı sürülür veya sarılır.
Sarmasık: Suyu içilir. Dikkat! Çok miktarda alınırsa zehirleyebilir.
Sasafras: Çayı içilir.
Sinameki: Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
Turp: Ezilerek lapası sarılır.
Üzerlik tohumu: Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
Veba otu (kel otu) : Çayı içilir.
Yaban yasemini (sofum) : Çayı ve suyu içilir.
Yabani hardal: Lapası sarılır. Yabani kiraz: Kabuğundan elde edilen esansının hülasası içilir. Yavşanotu (yarpuz - filiskin) : Her gün birer adet çiğnenir.
Yen tün: Kökü, sadeyağ ile karıştırılarak sürülür.
Yer somunu: Lapası sarılır.
Yonca: Çayı içilir. Zambak: Yaprakları zeytinyağı ile, merhem yapılarak sürülür.
Zencefil: Havlıcan, çamfıstığı, tereyağı ve balla macun yapılarak yenir.

bel boyun ağrısı

Etiketler: , , , , , , , ,

ŞİFALI BİTKİLER

ŞİFALI BİTKİLER kitabı

Tarihi kayıtlardan anlaşıldığı kadarıyla, bitkilerin ilk çağlardan bu yana çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanıldığı anlaşılmaktadır. Hatta şu anda teknolojinin ileri seviyelere geldiği günümüzde dahi çeşitli birkiler evlerde bazı rahatsızlıkların tedavisinde ve ilaç yapımında kullanılmaya devam etmektedir. Bu yazının amacı bahçe ve tarlalarda yetişen ve tedavi amaçlı kullanılan bazı bitkilere göz atmak ve bu konuya dikkat çekmektir;
Turp, Sarımsak ve Pırasa : Eski Mısır piramitlerinin bir tanesinde bazı bitkilrle ilgili ilginç yarumlar mevcuttur. Piramitlerin yapımında çalışan insanların turp, sarımsak ve pırasa gibi yiyecekler tükettiği ifade edilmektedir.
Soğan Ailesinden Bitkiler : O dönemde insanlar nedenini keşfedemese de, soğan ailesinden gelen bitkiler sağlıklı olmayı sağlamakta çok önemli rol oynamıştır. İlginç olan o yıllarda bu bitkilerin gücü bazı ilahi güçlerle ilişkilendirilmiş, sarımsak, soğan ve pırasanın ilahi varlıkların temsilcileri olduğu düşünülmüştür.
Kırmızı Turp : Binlerce yıldan beri kırmızı turp karaciğer hastalıkları ve öksürükler gibi belli sağlık sorunlarını ele almak için kullanılmıştır. Kırmızı turp iskorbüt hastalığı ve idrar söktürücü olarak tavsiye edilmiştir. Ayrıca yara lapası olarak, siyatik ağrısı, eklem ağrıları, karaciğer ve dalak problemleri için de kullanılabileceği ifade edilmiştir.
1900′lü yılların ortasında bilim adamları kırmızı turplardaki bir maddenin anti-bakteriyel özelliklere sahip olduğunu keşfetmişlerdir. Bir süre sonra bilim adamları soğan ailesinden gelen bitkilerdeki bazı maddelerin bakterilere karşı çok faydalı olduklarını tespit etmişlerdir. Modern botanistler ve birki uzmanları kırmızı turbu safra kesesi taşı tedavisinde ve karaciğer kuvvetlendirici tonik olarak kullanmışlardır.
Sarımsak ve Soğan : Bir dönem sarımsak ve soğanlar köpeklerdeki kıl kurt tedavilerinin temeli idi. Sarımsak “allicin” adı verilen kimyasal maddenin kaynağıydı, ki bu madde özellikle kıl kurtlar üzerinde çok etkiliydi. Ayrıca kıl kurt tedavisi için çocuklara soğan suyu içirilmesi önerilirdi.

Sarımsak diğer başka rahatsızlıkların tedavisinde de kullanılmıştır. Taze sarımsak soğanları astım, öksürük ve ses kısıklığı gibi rahatsızlıklarda çare olarak kullanılmıştır. Sarımsak soğanları yine yara lapası olarak bazı böcek ve yılan sokmalarında başvurulan bir çözüm yolu olmuştur. Bazı bitki uzmanları sarımsak soğanlarını böbrek ve idrar kesesi tedavilerinde kullanmışlardır.
Günümüzde ise bitki bilimciler hem soğanı, hem de sarımsağı antiseptik özelliklerinden dolayı ve kan basıncını düşürme amaçlı olarak kullanmaktadırlar. Şu ana kadar kapsandığı kadarıyla soğanlar günümüzde idrar söktürücü, alerji tedavileri, bahar nezlesi ve idrar kesesi problemlerinde de kullanılmaktadır.
Günlük Kullanılan Soğan : Sıradan günlük soğana bakarsak, çok eski yıllardan beri onun da çeşitli problemlerin çözümünde kullanıldığını görüyoruz. Soğan öksürük ve bronşit için balgam söktürücü olarak ve solunum bozukluklarında astım için hep tavsiye edilmiştir. Hastalar tarafından kullanılan karışım kızgın soğana biraz yağ ve biraz da bal karıştırmak şeklinde olmuştur. Bu karışımın mukoza ve balgamı temizlediği söylenmiştir.
Yüksükotu : Yüzyıllar boyunca, çok zehirli bir bitki olmasına rağmen, şifa veren kişiler yüksükotu bitkisini kalbi kuvvetlendiren bir tonik olarak kullanmışlardır. Yüksükotu kalbi uyaran aktif bir madde olan digoxin kaynağıdır. Sentetik digoxin biçimleri şimdilerde reçete ile verilmektedir. Eski yıllarda yüksükotu yapraklarının İtalyanlar tarafından iltihap ve yaralarda kullanıldığı söylenmektedir. Merhem hali uyuz kafa derisi için önerilmiştir. Her ne kadar bu söylentiler varsa da, çok zehirli bir bitki olduğu için, yüksükotu bitkisi doktor tavsiyesi ve kontrolü olmadan kesinlikle şahıslar tarafından kendi kendilerine tedavi amaçlı kullanılmamalıdır. Böyle bir deneme trajediyle sonuçlanabilir.
Güzelavratotu (belladonna) : Tehlike ve güvenlik işin içine girdiğinde güzelavratotu olarak da bilinen “belladonna” yüksükotu ile aynı sınıftadır. Bu bitki tehlikeli olma özelliğinden dolayı “itüzümü” olarak da adlandırılmaktadır. “Belladonna”da sinir (antispazmodik) nöbetlerini teskin eden “atropin” adı verilen bir bileşik mevcuttur.
Hint Bitkisi Kökü (rauwolfia) : İlk yıllarda Hindistanda halk tarafından kullanıldığını keşfeden ilaç şirketleri “rauwolfia” adı verilen bir hint bitkisinin kökünü sakinleştirici olarak pazarlamışlardır. Bu özel kök Hindistan’da uzun zaman sinirsel hastalıklar için kullanılmıştır.
Mayapple Bitkisi : Kuzey Amerika’da yetişen “mayapple” bitkisi uzun bir süre siğil tedavisinde kullanılmıştır. Bu bitki sarılık, karaciğer ve frengi tedavisinde de kullanılmıştır. Anti-tümör özelliğinden dolayı bu bitki halk tarafından ayrıca çeşitli kanser tedavilerinde de kullanılmıştır. Uzun bir araştırmadan sonra Mayapple bitkisinden elde edilen bir ilaç ameliyat, kemoterapi ve radyasyon tedavisi gibi geleneksel çözümlere olumlu tepki vermeyen testis kanseri tedavisi konusunda Amarikan Sağlık Bakanlığı (FDA) tarafından onaylanmıştır.

Etiketler: ,

kansere karşı şifalı bitkiler

kansere karşı şifalı bitkiler

Günümüzün en önemli hastalıklarında olan kansere çare arayışları hızla devam ediyor. Yeni yeni yöntemler,tedaviler deneniyor.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünce yürütülen ve TÜBİTAK tarafından da desteklen bir projeyle kara üzümün antimutagen ve antikanserojen özelliklerinden dolayı Karadeniz Bölgesi’nde bağcılığın geliştirilmesini sağlamak amacıyla çalışma başlatıldı.

OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sağlık açısından da birçok faydası olan kara üzümün tip ve çeşitlerinin belirlenmesi için üretim çalışmalarına başladıklarını ve çalışmaların iki yıl içinde tamamlanacağını söyledi.

Fakültenin araştırma ve uygulama sahasında sürdürdükleri çalışmanın kara üzümün antimutagen ve antikanserojen özelliklerinden dolayı Karadeniz Bölgesi’nde bağcılığın geliştirilmesini sağlamayı amaçladığını anlatan Çelik, şunları söyledi: “Karadeniz’in güney yamaçlarında tütün, fındık ve çaya alternatif olarak kokulu kara üzüm yetiştirilmesini amaçlıyoruz. Bu nedenle TÜBİTAK tarafından da desteklenen bir proje başlattık. 90 bin TL tutarındaki proje kapsamında kara üzümün antimutagen ve antikanserojen özelliklerinden dolayı Karadeniz Bölgesi’nde bağcılığın artmasını sağlamak, üzüm üretimini teşvik etmek için bölgede yetişen kaliteli kokulu üzüm tiplerini geliştirmeyi amaçlıyoruz.”

Çelik, proje kapsamında geliştirdikleri ve Karadeniz’de yetişen ve siyah kokulu üzümlerin kabukları ve çekirdeklerinin de önemli olduğunu belirtti.

Kanser hastaları için iyi bir besin olarak bilinen üzümün kabukları ve çekirdekleri ile beraber yenilmesi gerektiğini ifade eden Çelik, şöyle devam etti: “Üzümün kabuklarında bulunan ve özellikle de Karadeniz’deki nemli iklimlerde yetişen kokulu kara üzümün kabuğunda bolca yer alan resveratrol maddesi bir yandan üzümün yetişmesini sağlarken, öte yandan antioksidan, antimutagen ve antikanserojen aktivitesi göstererek, insan vücudunda kanser dokularının oluşumunu, gelişimini ve artmasını engellemektedir. Ayrıca kolesterolü düşürdüğü de saptanmıştır.”

Çelik, bazı ziraat ile tıp fakülteleri arasında yapılan iş birliği çalışmalarına da değinerek, bu kapsamda kendileri de bir proje üzerinde çalıştıklarını bildirdi.
Çelik projenin, üzümün kanser araştırmaları çalışmalarındaki önemi, lösemi ve lenfoma tedavisinde kemoterapinin etkisinin artırılması ya da yan etkilerinin azaltılması için resveratrol kullanılabilmesi yolunda bir çalışmayı kapsadığını kaydetti.

Etiketler: , , ,

ÖMER COŞKUNDAN ŞİFALI BİTKİLER

ömer coşkun şifalı bitkiler

Hemofili hastalığı, kuşaktan kuşağa, genetik yol ile geçen, kanın pıhtılaşmasının az olması anlamına gelir. Doğumsal ve kalıtımsal bir hastalıktır. Herhangi bir kanser türü ile bağlantısı bulunmayan hemofili hastalığı, bulaşıcı değildir. bu ciddi hastalık üzerine, Ömer Coşkunun önermiş olduğu bitkissel tedavi;
ÖMER COŞKUN ISIRGAN TOHUMU KÜRÜ;
* ısırgan tohumudur, ısırgan tohumu bir çay kaşığı kadar havanda döverek verebilirsiniz ısırgan tohumunu hakiki balla veya pekmezle karıştırabilirsiniz.
ÖMER COŞKUN KAPARİ KÜRÜ ;
* Kapariyi hergün günde 3 veya 4 adet yedirebilirsiniz.
ÖMER COŞKUN HEMOFİLİ HASTALIĞI İÇİN İNCİR KÜRÜ;
* Zeytin yağında beklemiş incir akşamda bir bardak zeytin yağının içerine 4 parçaya bölünmüş inciri koyup sabah yedirebilirsiniz bu tedavi sürecine 4 ay boyunca devam edebilirsiniz.

Etiketler: , , ,