Zayiflama, Guzellik

msgbartop
msgbarbottom

Sağlıklı Beslenme Zor Değil!

e6941521e58801bc692528dee6b86993Kahvaltınızı Yapmadan Güne Başlamayın

Kahvaltıyı mutlaka yapınız, çünkü günün ağır çalışması için gereken enerji gündüz yenen gıdalardan sağlanır.

Tuza Dikkat !

Yemekleri tuz koymadan pişirin. Sofrada ihtiyacı olan istediği kadarını daha sonra ekleyebilir. Tabi ekleyebilmeniz için tansiyonunuzun yüksek olmaması gerekiyor.

Geç Vakitte Yemek Yemeyin

Gece 21′den sonra öğün yemeyiniz. Reflüyü engellemek için yatmadan 2 saat öncesinde yemeyi bırakınız.

Sık ve Az Yiyin

Düzenli beslenmede ana-öğünler arasında 3 saat ara ile ara-öğünler bulunmalıdır. Bu durumda ana öğünler daha hafif yenmelidir. Meyve ve tatlı yemeğin hemen sonrasında değil ara-öğünler olarak tüketilmelidir.

Kolesterol Her Ette Bulunur

*Her türlü hayvansal gıdada bulunduğu gibi Devekuşu , Hindi ve Tavukta da kolesterol vardır. Ancak bu etler daha düşük kolesterol düzeyine sahip oldukları için tercih edilmektedirler. Etin sindirilmesi dahil, ortaya çıkan “üre” gibi yan ürünleri de bedeninize yorgunluk ve bitkinlik vereceğinden hergün et yememenizde fayda var.

Fazla Yemenin Faydası Yok

Et özellikle karaciğer ve böbreğin aşırı yorar. Beyaz et de dahil olmak üzere eti günde 1 kez 100gram’dan fazla yememek gerekir.

Zeytinyağını Fazla Kaçırmayın

Salata ile yenilecek zeytinyağı miktarı kişi başına 2 çorba kaşığını aşmamalıdır. Aksi takdirde yararlı doymamış yağlarla beslenmeye çalışırken aşırı kilo alabilirsiniz.

Karbonhidrata Dikkat

Bir öğünde yenilecek karbonhidrat çeşidi ekmek, pilav ya da makarnadan yalnızca biri olmalıdır.

Etiketler:

Sağlıklı Zayıflamanın Önemli Sırları

sagliklikilovermeninsirlariKalori Nedir?
Aldığımız gıdalar vücudumuzda yanarak enerjiye dönüşürler. Bu enerji vücudumuzun hayati görevlerini yerine getirebilmesi için gereklidir. İşte bu enerjiyi ölçmek için kullandığımız ölçüye kalori denir.
Besinler yolu ile aldığımız kalori ile sarfettiğimiz enerji miktarı birbirine denk olursa kilo almayız. Dengesiz beslenme sonucu aldığımız fazla kalori, sarfettiğimiz enerji miktarından fazla olduğunda yağ halinde vücudumuzda depolanmaya başlar ve fazla kilolara neden olur.

Nasıl Kilo Vermeliyiz
En sağlıklı kilo verme yöntemi yavaş yavaş verilenidir. Kısa sürede birkaç kilo zayıflayabilmek uğruna sağlığımızdan olabiliriz. Üstelik bu şekilde verilen kilolar kısa zamanda geri alınır. Bu yüzden kesinlikle birden bire zayıflamak için çok sıkı diyetler yapmayın. Hafta 1 kilo kadar vermek en ideal ve sağlıklı zayıflama yöntemidir. Midemizi az yemeye yavaş yavaş alıştırmalı yani midemizi yavaş yavaş küçülterek bunu yaşam tarzımız haline getirmeliyiz.

Etiketler: , ,

Bilmeniz Gereken Çok Önemli Sağlık Sırları

Güne 1 bardak su içerek başlayıp, o gün 2-2,5 litre su tüketmeye çalışın!
Mevsiminde sebze ve meyveyi en az birkaç defa tüketin!
Çocuğa sütü, büyüğe yoğurdu sofradan eksik etmeyin!
Hasta olmadan, şifalı bitkilerle direncinizi kuvvetlendirin!
Evde; nane, ıhlamur, adaçayı, kekik, kuşburnu, fesleğen, zencefil, çörekotu, günlük, yeşil çay, soğan ve sarım-sağı her zaman bulundurun!
Soğan, tere, maydanoz, nane, dereotu, roka, fesleğen gibi yeşillikleri fazla tüketin!
Salatanızı mümkün olduğu kadar çok çeşitten yapın!
Hazır çorbalar yerine kendi çorbanızı tercih edin!
Evde yapılan domates salçasını tercih edin!
Katkı maddeleri ile yapılan gıdaları, mevsim dışı sebze ve meyveleri fazla tüketmeyin!
Günlük 3-4 adet badem, ceviz veya fındık alın!
Haftada en az 2 defa bakliyat ve balık yemeye çalışın!
Sıcak yemek için toprak, çelik ve cam kapları tercih edin!
Kışın portakal, limon, greyfurt, mandalina ve kuşburnu tüketimini artırın!
Kışın güne pekmez içerek başlayın!
Zihinle çalışıyorsanız biraz kuru üzüm yiyin!
Kepekli ekmeği tercih edin!
Sabahları 20 dakika derin nefes alıp vermeye çalışın!
Sabahları oda veya iş yerinizi 5 dakika havalandırın!
Günlük 30 dakika tempolu olarak yürüyün!
Sigara ve alkolden uzak olun!
Gece ortamının karanlık olması, yorgunlukta öğleyin kısa bir uyku iyi gelir!
Fırsat buldukça toprağa çıplak ayakla basın!
Vücudunuzu çok üşütmemeye çalışın!
Kahvaltı masanızda balı her daim bulundurun!
Yağ tercihinizi zeytinyağından yana kullanın!
Kahvaltın tam, öğlen orta, akşamın hafif yemek olsun!
Tuz ve şekeri ölçülü alın!
Margarini fazla kullanmamak; cilde, kalbe ve damara verdiğiniz en büyük ödüldür!
Günde bir elma, bir havuç vücutta harikalar yapar

Etiketler: , ,

Hızlı yemek yiyen daha fazla şişmanlıyor

hizli-yemekJapon araştırmacılar, yemeğini hızlı yiyenlerin şişmanlama ihtimallerinin diğerlerine nazaran 3 kat fazla olduğunu ortaya koydu.

LONDRA - Günümüzde “fast food” gibi beslenme tarzlarının artması ve geleneksel yemek alışkanlıklarının azalmasıyla bir sorun halini alan şişmanlığa, hızlı yemek yeme alışkanlığının katkıda bulunduğuna ilişkin araştırma kapsamında 30 ile 69 yaşları arasındaki 3 binden fazla Japona nasıl yemek yedikleri soruldu.

Sonuçları İngiliz Tıp Dergisi’nde yayımlanan araştırma, ne kadar ya da ne yendiğinin değil yeme tarzlarının obeziteye nasıl yol açtığına ışık tutuyor.

Araştırmayı yapan Osaka Üniversitesi’nden Hiroyasu ve meslektaşları, soru sorulan 3 bin kişinin yarısından fazlasının hızlı yemek yeme alışkanlığı olduğunu saptadı. Hızlı yemeyenlerle karşılaştırıldığını hızlı yemek yiyen erkeklerin şişmanlama ihtimalleri yüzde 84 çıkarken, kadınlarda bu oran iki katını bulabiliyor. Yemeklerini bir çırpıda yemelerinin yanı sıra tıka basa doyana kadar yemeğe meyilli kişilerin şişmanlama ihtimalleri ise 3 katı fazla oluyor.

Uzmanlar, “hızlı yenince mideden tokluk sinyali beyne gidene kadar mide çoktan tıka basa doluyor, bu yüzden de hızlı yemek şişmanlatıyor” diyor. Uzmanlar bu nedenle eskilerin “her lokmanın 40 kez çiğnenmesi gerektiği” sözünü hatırlatıyor.

Etiketler: , , , ,

Çocuklarda yeterli ve dengeli beslenme

cocuk-protein1Çocuklarda yeterli ve dengeli beslenmenin yeri çok önemlidir. Çünkü bu çağ 1-5 yaş arasını kapsamaktadır. Bir yaşına gelmiş çocuk her türlü besine alıştırılmış olmakta ve aile birlikte sofraya oturmaktadır. Bu dönemde en önemli nokta çocuğun iyi bir yemek yeme alışkanlığı kazanmış olmasıdır. Çocuk ilk duygusal dağlarını kendisini besleyen kişi ile kurmaktadır. Bu bakımdan çocukların yemek yeme alışkanlığını kazanmasında ailedeki büyüklerin özellikle de annenin tutumunun çok önemli bir yeri vardır.

9′ncu aydan itibaren ailesnin sofrasında yer alan bebek ailenin yediği hemen hemen her gıdayı tatmalıdır. Bir yaşında artık kendi kaşığını tutar döke saça da olsa yemeye çalışır. Mümkün olduğu kadar erken, kendisinin yemek yemesi öğretilmelidir. Nişastalı gıdalar, çikolata, lokum, şekerleme, sakız, hazır meyve suları gibi maddeler çocuğa yararsız olduğu gibi iştahını önleyen engelleyen gıdalardır.

1 yaşından sonra her çocuk günde 500 ml / Yarım litre süt içmelidir. Hergün et ürünlerinden veya baklagillerden 1-2 sini yemelidir. Günde 1-2 kez sebze veya meyva verilmelidir. Günde 1-2 kez de unlu, nişastalı gıdalar beslenmede bulunmalıdır. Çocukları çay ve kahve tadına alıştırmamalıdır. Fazla süt verme çocuğu tok tutacağından gerekli diğer gıdaları yemek istemez. Çocuklarda ilk yaştan sonra özellikle yemek seçme, yememe ortaya çıkar. Yemekte ısrar, ödüllendirme, cezalandırma gibi davranışlar yemek yeme alışkanlığını negatif yönde etkiler. Burada izlenecek tutum çocuğun önüne daima yaşına uygun gıdalar verilmeli. Red ettiği gıdalar az az verilerek alıştırılma evresi geçirtilmelidir. Ailenin sofra düzeni, yeme alışkanlığı çocuğu etkiler, her cins gıdaya sofrada yer verilmelidir.

Bu dönemde beslenmede en önemli sorunlar çocukların yanlış beslenme alışkanlığı kazanmalarına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum özellikle malnütrüsyon dediğimiz yetersiz ve dengesiz beslenmeye yol açmakta olup, Anneler çocuklarının günlük besin ihtiyaçlarını bilmediklerinden ve beslenmeyi karın doyurma olarak düşündüklerinden çocuğa genellikle tek tip besinlerle beslemekte veya besin değeri dük olan besinleri vererek ihtiyacını karşılmasına engel olmaktadır. Bunun sonucu çocukta büyüme ve gelişme yavaşlamakta ve durmaktadır. Hatta bazen kazandığı ağırlığı bile kaybedilmektedir. Bu yaşlardaki yetersiz ve dengesiz beslenme durumunda fiziksel gelişimin yanı sıra zeka gelişimi ve öğrenme yeteneklerinin de olumsuz yönde etkilendiği gözlemlenmektedir. Daha sonraki yaşlarda çocukların fiziksel gelişimleri beslenme durumlarının iyileştirilmesi il biraz da olsa düzelebildiği halde mental gelişimlerindeki bozukluğun yeterli ve dengeli beslenen çocukların düzeyine erişemediği görülmekte ve bu durum okul çağında da kendisini göstermektedir. Bilindiği gibi çocuklarda beyin gelişiminin 1/3′ü anne karnın olmakta, geriye kalan gelişimin doğumdansonra devam ederek 5 yaşına kadar tamamlanmaktadır. Beyin hücreleri yapıldıktan sonra yenilenmediği için gelişme döneminde yeterli besin sağlanmazsa meydana gelen bozuklar ömür boyu ileriki yaşlardada negatif yönde karşınıza çıkacaktır. Çocuklarda dengeli beslenme ve yeterli beslenme, yukarıda anlattığımız gibi hashas ve önemli detaylardır. Sağlıklı ve mutlu günler, geçirmeniz dileğiyle..

Etiketler: , , ,

Çocuklarda bebeklerde protein

cocuk-proteinHücrenin temel yapısını protein oluşturduğuna ve büyüme yeni hücrelerin eklenmesiyle sağlandığına göre, büyümenin hızlı olduğu bebeklik ve çocukluk çağında protein ihtiyacı da yüksektir.

Çocuk büyüdükçe , büyüme hızı yavaşladığı için kilo başına protein gereksinmesi de azalır. Vücutta protein oranı yükselir. Yeni doğan bebeğin vücudunda protein oranı %11 dolayında iken, bir yaşında %15 yaklaşır, dört yaşından sonra da yetişkinlerdeki orana çıkar. Çocukların günlük protein ihtiyacı kilo başına gram olarak vardır. Proteinin kalitesi yüksekse, kilo başına protein gerksinmesi azalır, kalitesi düştükçe ise artar.
Örneğin, 3 aya kadar protein ihtiyacı, örnek proteinden kilo başına 2,3 gr olmasına karşın, düşük kaliteli proteinden 3,8 gr dolayındadır.

Bebek için örnek protein, anne sütü proteinidir. Anne sütü proteinde kazein oranı düşük, albümin ve globülin oranı ise yüksektir. İnek sütü proteininden ise kazein oranı yüksek, albüminle globilin oranı ise düşüktür.

Anne sütündeki protein çeşitlerinin oranı ve elzem amino asit örüntüsü, bebeğin büyümesine inek sütü proteininden daha uygundur. Zorunlu olarak anne sütünden başka besinlerle beslenen bebeklerin protein gereksinimi artar.
Protein ihtiyacının karşılanmaması çocuk için çok zararlıdır.

Ancak çocuğa gereğinden fazla protein vermenin de bir yararı yoktur. Aşırı protein vermek, yararı bir yana zararlı da olabilir. Fazla proteine vücut uyum yapamaz, vücut için yorucu olur. Artık ürünlerin dışarı atılmasında boşaltım organları zorlanabilir ve vücudun su dengesi bozulabilir. Diyette protein miktarı artırılan çocukların su ihtiyacı da artar.

Etiketler: , , ,