Çocuklarda yeterli ve dengeli beslenmenin yeri çok önemlidir. Çünkü bu çağ 1-5 yaş arasını kapsamaktadır. Bir yaşına gelmiş çocuk her türlü besine alıştırılmış olmakta ve aile birlikte sofraya oturmaktadır. Bu dönemde en önemli nokta çocuğun iyi bir yemek yeme alışkanlığı kazanmış olmasıdır. Çocuk ilk duygusal dağlarını kendisini besleyen kişi ile kurmaktadır. Bu bakımdan çocukların yemek yeme alışkanlığını kazanmasında ailedeki büyüklerin özellikle de annenin tutumunun çok önemli bir yeri vardır.
9′ncu aydan itibaren ailesnin sofrasında yer alan bebek ailenin yediği hemen hemen her gıdayı tatmalıdır. Bir yaşında artık kendi kaşığını tutar döke saça da olsa yemeye çalışır. Mümkün olduğu kadar erken, kendisinin yemek yemesi öğretilmelidir. Nişastalı gıdalar, çikolata, lokum, şekerleme, sakız, hazır meyve suları gibi maddeler çocuğa yararsız olduğu gibi iştahını önleyen engelleyen gıdalardır.
1 yaşından sonra her çocuk günde 500 ml / Yarım litre süt içmelidir. Hergün et ürünlerinden veya baklagillerden 1-2 sini yemelidir. Günde 1-2 kez sebze veya meyva verilmelidir. Günde 1-2 kez de unlu, nişastalı gıdalar beslenmede bulunmalıdır. Çocukları çay ve kahve tadına alıştırmamalıdır. Fazla süt verme çocuğu tok tutacağından gerekli diğer gıdaları yemek istemez. Çocuklarda ilk yaştan sonra özellikle yemek seçme, yememe ortaya çıkar. Yemekte ısrar, ödüllendirme, cezalandırma gibi davranışlar yemek yeme alışkanlığını negatif yönde etkiler. Burada izlenecek tutum çocuğun önüne daima yaşına uygun gıdalar verilmeli. Red ettiği gıdalar az az verilerek alıştırılma evresi geçirtilmelidir. Ailenin sofra düzeni, yeme alışkanlığı çocuğu etkiler, her cins gıdaya sofrada yer verilmelidir.
Bu dönemde beslenmede en önemli sorunlar çocukların yanlış beslenme alışkanlığı kazanmalarına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum özellikle malnütrüsyon dediğimiz yetersiz ve dengesiz beslenmeye yol açmakta olup, Anneler çocuklarının günlük besin ihtiyaçlarını bilmediklerinden ve beslenmeyi karın doyurma olarak düşündüklerinden çocuğa genellikle tek tip besinlerle beslemekte veya besin değeri dük olan besinleri vererek ihtiyacını karşılmasına engel olmaktadır. Bunun sonucu çocukta büyüme ve gelişme yavaşlamakta ve durmaktadır. Hatta bazen kazandığı ağırlığı bile kaybedilmektedir. Bu yaşlardaki yetersiz ve dengesiz beslenme durumunda fiziksel gelişimin yanı sıra zeka gelişimi ve öğrenme yeteneklerinin de olumsuz yönde etkilendiği gözlemlenmektedir. Daha sonraki yaşlarda çocukların fiziksel gelişimleri beslenme durumlarının iyileştirilmesi il biraz da olsa düzelebildiği halde mental gelişimlerindeki bozukluğun yeterli ve dengeli beslenen çocukların düzeyine erişemediği görülmekte ve bu durum okul çağında da kendisini göstermektedir. Bilindiği gibi çocuklarda beyin gelişiminin 1/3′ü anne karnın olmakta, geriye kalan gelişimin doğumdansonra devam ederek 5 yaşına kadar tamamlanmaktadır. Beyin hücreleri yapıldıktan sonra yenilenmediği için gelişme döneminde yeterli besin sağlanmazsa meydana gelen bozuklar ömür boyu ileriki yaşlardada negatif yönde karşınıza çıkacaktır. Çocuklarda dengeli beslenme ve yeterli beslenme, yukarıda anlattığımız gibi hashas ve önemli detaylardır. Sağlıklı ve mutlu günler, geçirmeniz dileğiyle..
Etiketler: çocuklarda beslenme, dengeli beslenme, sağlıklı beslenme, yeterli beslenme
Yetersiz ve dengesiz beslenme derecesine göre, çocuklarda büyüme ve gelişme yavaşlar yada durur. Kötü beslenen çocukların boy ve ağırlık ölçüleri iyi beslenenlere göre düşüktür. Çocuklar için normal boy ve ağırlık ölçüleri vardır.
Yaşa göre verilmiş olan bu ölçülerdeki sınırların altındaki çocukların iyi beslenmediği söylenebilir. Ülkemizde yapılan araştırmalarda, çocukların önemli bir kısımda değişik derecelerde büyüme geriliği olduğu belirlenmiştir.
İyi beslenmeyen, bedensel büyüme ve gelişme geriliği olan çocuklarda, zihinsel yönden gelişme yetersizlikleri daha sık görülür. Kötü beslenen çocuklarda zeka, iyi beslendiklerinde gelişebileceği en üst düzeye ulaşamaz.
Kötü beslenen çocukların hastalıklara, çeşitli iç ve dış etkenlere dirençleri azalır. Hastalıklara kolay yakalanırlar, iyileşme zor ve yavaş olur. Hastalıklar nedeniyle çocuğun beslenme durumu daha da kötüleşir. Bu sorunların etkileşimi sonucu, iyi bakımla atlatılabilecek bir hastalığa çocuk dayanamayıp ölür.
Ülkemizde, kızamık ve basit sürgün (ishal) gibi hastalıklarda bile, çocuklar iyi beslenmedikleri ve bakılmadıklarından ölmektedir. Türkiyede bebek ve çocuklarda ölüm oranının,gelişmiş ülkelerdekinden 10-15 kat yüksek olmasının birinci ya da ikinci nedeni kötü beslenmeyle bakımsızlıktır. Çeşitli hastalıkların yol açtığı ölümlerde de beslenme yetersizliğinin payı vardır.
Hastalıklara, bakımsızlığa ve kötü beslenmeye karşı direnip yaşayan çocuklar, büyüdükçe de bu olumsuz durumların izlerini taşır. Kötü beslenmenin çocuklarda yaptığı yetersizlikler ve bozukluklar yaşam boyu sürebilir, kendi çocuklarına da yansıyabilir. Ancak, bu yetersizlikler, gerilikler halkın gözünden kaçabilir, kolayca anlaşılmayabilir. Bu yüzden de çocuk beslenmesine gereken önem verilmemektedir. Yetersiz ve dengesiz beslenmeye direnip yaşayan çocukların ve bunların büyüyünce oluşturacağı toplumun sağlıklı, verimli, güçlü, düzenli ve üretken olması, gelişmesi zorlaşır.
Türkiye beslenme araştırması sonucunda ülkemizdeki 0-5 yaş grubu çocukların %17,6’sının kötü beslendiği %2,4’ünün ise hastane tedavisi gerektirecek derecede kötü beslendiği ve normal ağırlıkların çok altında olduğu anlaşılmıştır. Kötü ve çok beslenen, çok zayıf çocukların oranının köylerde,doğu ve güney anadolu bölgelerinde daha da yüksek olduğu saptanmıştır. İleri derecede beslenme yetersizliği sonucu çocuklarda büyüme geriliği ve cılızlık şeklinde görülen beslenme yetersizliği hastalığına maramus denir.
Etiketler: çocuk bakımı, çocuk sağlığı, çocuklarda beslenme
Hücrenin temel yapısını protein oluşturduğuna ve büyüme yeni hücrelerin eklenmesiyle sağlandığına göre, büyümenin hızlı olduğu bebeklik ve çocukluk çağında protein ihtiyacı da yüksektir.
Çocuk büyüdükçe , büyüme hızı yavaşladığı için kilo başına protein gereksinmesi de azalır. Vücutta protein oranı yükselir. Yeni doğan bebeğin vücudunda protein oranı %11 dolayında iken, bir yaşında %15 yaklaşır, dört yaşından sonra da yetişkinlerdeki orana çıkar. Çocukların günlük protein ihtiyacı kilo başına gram olarak vardır. Proteinin kalitesi yüksekse, kilo başına protein gerksinmesi azalır, kalitesi düştükçe ise artar.
Örneğin, 3 aya kadar protein ihtiyacı, örnek proteinden kilo başına 2,3 gr olmasına karşın, düşük kaliteli proteinden 3,8 gr dolayındadır.
Bebek için örnek protein, anne sütü proteinidir. Anne sütü proteinde kazein oranı düşük, albümin ve globülin oranı ise yüksektir. İnek sütü proteininden ise kazein oranı yüksek, albüminle globilin oranı ise düşüktür.
Anne sütündeki protein çeşitlerinin oranı ve elzem amino asit örüntüsü, bebeğin büyümesine inek sütü proteininden daha uygundur. Zorunlu olarak anne sütünden başka besinlerle beslenen bebeklerin protein gereksinimi artar.
Protein ihtiyacının karşılanmaması çocuk için çok zararlıdır.
Ancak çocuğa gereğinden fazla protein vermenin de bir yararı yoktur. Aşırı protein vermek, yararı bir yana zararlı da olabilir. Fazla proteine vücut uyum yapamaz, vücut için yorucu olur. Artık ürünlerin dışarı atılmasında boşaltım organları zorlanabilir ve vücudun su dengesi bozulabilir. Diyette protein miktarı artırılan çocukların su ihtiyacı da artar.
Etiketler: bebek beslenme, çocuklarda beslenme, protein, sağlıklı beslenme